incil.com Ver4.0
Hoşgeldiniz!! Hristiyan Topluluğuna

Ad Başlık İçerik  

Hoş geldiniz! Ana Sayfa  ::  İnternet Kilisesi  ::  Yerel Kiliseler  ::  Soru Tahtası
:: Ana Menü ::

Ana Sayfa

İnternet Kilisesi

İncil Okuma

Gündelik Ekmeğimiz

Mesaj Panosu

:: Modüller ::

· Kütüphane
· Vaazlar
· İsa Filmi
· İlahiler
· Linkler
· Soru Tahtası
· Kısa Rehberler
· Bu Siteyi Tavsiye et
· İncil Okuma Tavimi
· Download


:: Etkinlikler ::


Sipariş Formu
Görüşleriniz

  İmanınızı daha geliştirmek için Etkinliklerindeki Formlarını doldurup bize göndereceksiniz. Bizden çok rahatça 'İncil', 'İSA VCD' ve ilgili kitapları alabilirsiniz.

  Sipariş Formunun aracığıyla Mektuplaşma Kursu'na katılıp İSA'nın, İncil'in ve Hristiyanlığın gerçeklerine sahip olabilirsiniz.


:: Java Makinesi ::

Sitemizde arkadaşlarla Chat yapmak için bigisayarınıza Java Makinesi yüklemek zorundasınız.

Hala Chat Odası aktif değilse aşayıdaki linki tuşlayıp Java Makinesini indireceksiniz.

Ve, bilgisayarınıza Java Makinesini yükleyeceksiniz.

Güle güle kulanın!


Java Makinesi

Pazar Günü Vaazlar

Kilise olmayan yerlerde imanlı ve meraklı kardeşler için Her Pazar Günü verilen Vaazlardır.
Kutsal Ruh’un yönlendirişi ve yardımı ile yeni yaşama kavuşsunlar.
Okuyanlara, Düşünenlere, Uygulamaya çalışanlara ve Paylaşanlara Ne Mutlu!



 Toplam 56artikeller, 1inci sayfadır / 3sayfalar
artikel     
başlık   VAAZ 44
ad   Gizem 
Sevgili Okuyucu,

Mat. 25:14 "Göksel egemenlik, yolculuğa çıkan bir adamın kölelerini çağırıp malını onlara emanet etmesine benzer.
Mat. 25:15 "Adam, her birinin yeteneğine göre, birine beş, birine iki, birine de bir talant vererek yola çıktı.
Mat. 25:16 Beş talant alan, hemen gidip bu parayı işletti ve beş talant daha kazandı.
Mat. 25:17 İki talant alan da iki talant daha kazandı.
Mat. 25:18 Bir talant alan ise gidip toprağı kazdı ve efendisinin parasını sakladı.
Mat. 25:19 "Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.
Mat. 25:20 Beş talant alan gelip beş talant daha getirdi, `Efendimiz' dedi, `Bana beş talant emanet etmiştin; bak, beş talant daha kazandım.'
Mat. 25:21 "Efendisi ona, `Aferin, iyi ve güvenilir köle!' dedi. `Sen küçük işlerde güvenilir olduğunu gösterdin, ben de seni büyük işlerin başına geçireceğim. Gel, efendinin şenliğine katıl!'
Mat. 25:22 "İki talant alan da geldi, `Efendimiz' dedi, `Bana iki talant emanet etmiştin; bak, iki talant daha kazandım.'
Mat. 25:23 "Efendisi ona, `Aferin, iyi ve güvenilir köle!' dedi. `Sen küçük işlerde güvenilir olduğunu gösterdin, ben de seni büyük işlerin başına geçireceğim. Gel, efendinin şenliğine katıl!'
Mat. 25:24 "Sonra bir talant alan geldi, `Efendimiz' dedi, `Senin sert bir adam olduğunu biliyordum. Ekmediğin yerden biçer, harman savurmadığın yerden devşirirsin.
Mat. 25:25 Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!'
Mat. 25:26-27 "Efendisi ona şu karşılığı verdi: `Kötü ve tembel köle! Ekmediğim yerden biçtiğimi, harman savurmadığım yerden devşirdiğimi bildiğine göre paramı faize vermeliydin. Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım...
Mat. 25:28 Haydi, elindeki talantı alın, on talantı olana verin!
Mat. 25:29 Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek ve o bolluk içinde olacak. Ama kimde yoksa, kendisinde olan da elinden alınacak.
Mat. 25:30 Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.'"


Rab'den takdir alan birkaç kişinin hayatına bakacağız. Takdir alabilirsek O'nun Egemeniliğine girmişiz demektir.

Bu hikayeye baktığımız zaman 3 köle ve 1 efendinin karşımıza çıktığı görülüyor. Burada iki köle efendisinden takdir alıyor. Aferin iyi ve güvenilir köle sözleri ile belirtiliyor. Diğer köle ise tembel ve kötü köle olarak bildiriliyor.
Kendimize bakıp acaba biz hangi gruptan olan köleyiz.
Yeni yıla girerken hep birtakım kararlar alarak başlarız ve birkaç ay sonra aldığımız bu kararları unutarak yaşamaya devam ederiz. Bu kararları hemen unuturuz.
Rab bizden ne istiyor? Rab'bin sözünü yerine getirerek yaşamak istiyorsak bunu unutmamamız gerekir. Bu sözü bir kez daha hatırlayalım.
Düşmanınızı sevin.

Bu üç köle  aynı efendinin kölesiydi. İki köle iyi ve sadık. Diğeri ise kötü ve tembel köleydi. Peki biz şimdi neredeyiz? Hepimiz yeni bir yıla başlayarak yaşamya başladık. Ama şimdi neredeyiz? İyi ve sadık kölenin yerindemiyiz yoksa kötü ve tembel olan kölenin yerindemiyiz?

Sadık kelimesinen dikkatlice bakalım.

Gal. 5:22-23 Ruh'un ürünüyse sevgi, sevinç, esenlik, sabır, şefkat, iyilik, bağlılık, yumuşak huyluluk ve özdenetimdir. Bu tür nitelikleri yasaklayan yasa yoktur.

Bağlılık yada sadakat. İsa Mesih'e inanıp Ruh'la yaşayan inanlıların hayatında olması gereken bir üründür. Tekrar soralım bizler Rab'den takdir alıyor muyuz?

Bu iki köle nasıl yaptı? Bu iki köle düşüncesinde farklılık vardı.

Mat. 25:14 "Göksel egemenlik, yolculuğa çıkan bir adamın kölelerini çağırıp malını onlara emanet etmesine benzer.

Burada emanet etmek yazıyor. Vermek farklı, emanet etmek farklıdır. Emanet etmek sonradan alacağını belirtir. Vermek ise artık verdiği kişiye ait olduğunu kendisine ait olmadığını belirtir.

Mat. 25:19 "Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaşmaya oturdu.

Emanet edilen mal için sonuçta hesaplaşmaya oturulacaktır. Bu iki köle bir kahya gibi düşünerek kendilerine emanet edilen bu paraları değerlendirerek ana para ve kazandıkları ile birlikte iade ettiler. Sonuçta bu bir hesaplaşmaydı.
Ama bir talant alan kişinin düşüncesi çok farklıydı.
O talantı alınca hemen toprağı kazarak emanet edilen parayı gizledi. Peki gizlemesi gerekseydi zaten en başta ona verilmeden gizlenemezmiydi?

Bizim hayatımızda da son günlerde hesaplaşma olacaktır. Rab ben sana bukadar zaman verdim Sen ne yaptın? diye sormayacakmı?
Matta 24-25 bölümlerini okuduğumuz zaman Rab'bin Egemenliği hakkında anlatıyor. Songünlerde yargı olacaktır ve bizi sorgulayıp hesaplaşılacak.
Bu gerçeği bilip ve inanmamız gerekecektir.

Taksitli alışverişleri düşünelim. Mal karşılığı senetleri imzalayıp alıyoruz. Her zaman senetleri ödeyip bitirmediğimiz sürece o almış olduğumuz bu mal bize ait değildir.
Bizler bunu unutmamamız gerekir.  Rab bize soracaktır. Bu hesaplaşmayı ununtmayalım. Bizim hayatımızın sahibi biz değiliz, kahyasıyız. Tanrı bize ne verirse versin onu bilip değerlendirmemiz gerekir. 2 köle bunu çok iyi biliyordu. Ama diğer bir köle ise bunu biliyordu ama bilmiyor gibi davrandı. İnanmayanlar gibi davranırsak son günde başımıza geleni bilmemiz gerekir.
Herkes sadık ve iyi bir köle olmak ister. Hiç kimse kötü ve tembel bir köle olmak istemez. Ama olamıyorlar. İstedikleri halde olamıyorlar. Çünkü güç yoktur. Peki bu iki köle nasıl yaptı? Bunu daha açık bir şekilde görelim.
İki köle efendilerine inandı ve güvendi. Ama diğer köle buna inanmadı. Tam tersi efendisi için kötü düşünerek kendisine emanet edileni gizledi. Bu nedenle sadık davranmadı.

Yas. 32:4 O Kaya'dır, işleri kusursuzdur, Bütün yolları doğrudur. O haksızlık etmeyen güvenilir Tanrı'dır. Doğru ve adildir.

Bizim Tanrımız Adil ve güvenilirdir. Bizlerde çok doğru güvenilir bir insan olmak istiyoruz ama olamıyoruz. O zaman lütfen yüreklerimizi araştıralım. Tanrı'ya gerçekten inanıyormuyuz?

Mat. 25:24 "Sonra bir talant alan geldi, `Efendimiz' dedi, `Senin sert bir adam olduğunu biliyordum. Ekmediğin yerden biçer, harman savurmadığın yerden devşirirsin.

Bu kölenin yaptığı gibi mi davranıyoruz yoksa. Efendisi hakkında olumsuz düşüncelere sahipmiyiz yoksa?Burada sert kelimesinin kuru anlama geliyor ve aynı zamanda da cimri anlamı vardır.
Bu köle efendisinin başkasına 5-2 talant verdiği halde kendisine 1 talant verilmesine kızıyor ve efendisini cimrilikle suçluyor.
Burada odak noktası kendisini bir başkası ile karşılaştırmış olması. Bu kişiye göre aslında rakam önemli değil, önemli olan başkası ile karşılaştırmaktır. Kıyaslamaya girdiğimiz zaman gerçekte hiçbir zaman mutlu olamayız. Kendimizden kötü durumda olana baktığımız zaman mutlu olmamız, yada daha iyi durumda olana baktığımızda mutsuz olmamız mı gerekir. Eğer bir kıyaslama yada karşılaştırma olursa hiçbir zaman mutlu olamayız.

Oysa başkası benden daha akıllı, güzel, yetenekli diye düşünürsek ve öyle yaşarsak mutlu oluruz.

Güvenenler başka hiçkimse ile karşılaştırma yapmadan düşünerek ona göre yaşarlar. Güvenenlerde kıyaslama olmaz ve karşılaştırma yapmaz. Karşılaştırma yapanlarda çok alanlarda gurur, az alanlarda ise kıskançlık olacaktır.

Çık. 4:10 Musa, "Aman, ya Rab!" dedi, "Ben kulun ne geçmişte, ne de benimle konuşmaya başladığından bu yana iyi bir konuşmacı oldum. Çünkü dili ağır, tutuk biriyim.


Burada Musa da önceden kendisini bir başkası ile kıyaslamıştı ve Harun'u örnek göstermişti. Burada bir kıyaslama mevcuttur.

Cık. 4:11 RAB, "Kim ağız verdi insana?" dedi, "İnsanı sağır, dilsiz, görür ya da görmez yapan kim? Ben değil miyim?
Çık. 4:12 Şimdi git! Ben konuşmana yardımcı olacağım. Ne söylemen gerektiğini sana öğreteceğim."

Buradada gördüğümüz gibi Rab herşeyi zaten kendisinin bildiğini O'nu yaratının kendisi olduğunu ve herşeyi bilerek Musa'dan istediğini söylüyor.

Bu konuda kendisine yardımcı olacağını söylediği halde hala kendisini kıyaslamayı sürdürüyor.

Say. 12:6 RAB onlara seslendi: "Sözlerime kulak verin: Eğer aranızda bir peygamber varsa, Ben RAB görümde kendimi ona tanıtır, Onunla düşte konuşurum.
Say. 12:7 Ama kulum Musa öyle değildir. O bütün evimde sadıktır.
Say. 12:8 Onunla bilmecelerle değil, Açıkça, yüzyüze konuşurum. O RAB'bin suretini görüyor. Öyleyse kulum Musa'yı yermekten neden korkmadınız?"


Daha sonrada görüyoruz ki Rab, Musa'nın çok sadık bir kulu olduğunu açıklıyor. Çünkü Musa Tanrısına inanıp güveniyordu ve kendisini başkası ile kıyaslamıyordu.

Bizlerde gerçekten sadık ve güvenilir olmamız gerekmektedir. Sadakat görünen bir şey değildir. Ruh'un ünününden bir niteliktir.

Unutmamamız gereken çok önemli iki şey mevcuttur.

1. cisi hayatımızın son gününde hesaplaşmamızı bilmemiz gerekir,
2. cisi ise Rab'be güvenerek başkası ile karşılaştırma yapmamamız gerekir.

Karşılaştırma olduğu zaman kibir yada kışkançlık olacaktır.
Bu dünyada ne kazandığımız yada ne yaptığımız önemli değil., Küçük işlerde sadık davranmamız gerekir.Rab bizde neye bakıyor?
Tanrı'nın bize verdiğine bakarak, ona göre yaşayarak sadece kendimize bakarak yaşamamıza bakar. İşte bu tür yaşayan kuluna takdir verecektir.

Hepimizin yeteneği farklı. Elimizde ne varsa onunla sadık bir şekilde yaşayacağız. Bununla birlikte çaba göstermeliyiz.

Sevgili Tanrım,

Kendimi bir başkası ile kıyaslamadan, Senin bana verdiğin özelliklerimi kullanarak ve buna şükrederek yaşayabilmem için lütfen bana yardım et.
Biliyoruzki songünde karşına çıkabildiğimiz zaman hesaplaşırken Senin bizden yapmamızı istediğini algılayıp sevinçle ve herşeyin Senden geldiğini bilerek yaşayabilelim ve hesabımızı verebilelim.

İsa Mesih Adı ile Amin.

kullanıcı adı :    not : şifre :  
 önceki    VAAZ 44/10
Gizem
  14/09/2007 
 sonraki    VAAZ 43
Gizem
  24/08/2007 





:: Kütüphane ::

· Hıristiyanlığın Temelleri
· Hıristiyan olmak için ne yapmalısınız?
· Tanrı Çizgisi
· Tanrı'nın Sözünden Cevaplar
· Nihai Sorular
· İsa Kimdir?
· Neden Kurban?
· Bana Tanrı'yı Anlat
· Bilimsel Makale
· Marangozdan da öte
· Tarihsel Kanıt
· Boş Mezar
· İznik Konseyi hakkında
· Yehova Şahitleri
· Kur'an, İsa'yı nasıl anlatıyor?
· Son zaman azizleri(mormonlar)


:: Okuma Takvimi ::


· Ocak Okuma Planı

· Şubat Okuma Planı

· Mart Okuma Planı

· Nisan Okuma Planı

· Mayıs Okuma Planı

· Haziran Okuma Planı

· Temmuz Okuma Planı

· Ağustos Okuma Planı

· Eylül Okuma Planı

· Ekim Okuma Planı

· Kasım Okuma Planı

· Aralık Okuma Planı


İsa'nın Yuhanna'ya verdiği Vahiy söyle diyor.
"Bu peygamberliğin sözlerini okuyana, burada yazılanları dinleyip yerine getirene ne mutlu! Çünkü beklenen zaman yakındır."(Vahiy 1:3)
Diliyoruz ki, Tanrı'nın vermiş olduğu sonsuz yaşamı ve gerçek yolunu bu sitenin aracıliği ile bulmanızı arzu ederiz.
Her mesaj panosundaki içeriklerin yasal sorumlulukları yazarlara aittir ve içerikler incil.com'nun ilkeleri ile bağdaşmayabilir.
© 1998~2014, www.incil.com