incil.com Ver4.0
Hoşgeldiniz!! Hristiyan Topluluğuna

Ad Başlık İçerik  

Hoş geldiniz! Ana Sayfa  ::  İnternet Kilisesi  ::  Yerel Kiliseler  ::  Soru Tahtası
:: Ana Menü ::

Ana Sayfa

İnternet Kilisesi

İncil Okuma

Gündelik Ekmeğimiz

Mesaj Panosu

:: Modüller ::

· Kütüphane
· Vaazlar
· İsa Filmi
· İlahiler
· Linkler
· Soru Tahtası
· Kısa Rehberler
· Bu Siteyi Tavsiye et
· İncil Okuma Tavimi
· Download


:: Etkinlikler ::


Sipariş Formu
Görüşleriniz

  İmanınızı daha geliştirmek için Etkinliklerindeki Formlarını doldurup bize göndereceksiniz. Bizden çok rahatça 'İncil', 'İSA VCD' ve ilgili kitapları alabilirsiniz.

  Sipariş Formunun aracığıyla Mektuplaşma Kursu'na katılıp İSA'nın, İncil'in ve Hristiyanlığın gerçeklerine sahip olabilirsiniz.


:: Java Makinesi ::

Sitemizde arkadaşlarla Chat yapmak için bigisayarınıza Java Makinesi yüklemek zorundasınız.

Hala Chat Odası aktif değilse aşayıdaki linki tuşlayıp Java Makinesini indireceksiniz.

Ve, bilgisayarınıza Java Makinesini yükleyeceksiniz.

Güle güle kulanın!


Java Makinesi

Bu bölümü okumak isteyen ziyaretçi Rabbimizin bizden istediklerini öğrenmeyede hazır olmalı.
Rabbin biz daha yokken bu evreni yarattığı gerçeği ile yüzleşmeye ve bizde olanı değil bizi istediği gerçeği ile yüzleşmeye hazırsanız,başlayın okumaya ve yüzleşin O'nun bereket ve hikmetleriyle.


 Toplam 11artikeller, 1inci sayfadır / 1sayfalar
artikel göster     
ad   musa
başlık   TEK TANRI AMA FARKLI BAKIŞ AÇISI

TEK TANRI AMA FARKLI BAKIŞ AÇISI

           Yukarıda değindiğimiz gibi toplumumuz genelde Tanrı'ya inanan bir toplumdur. Tanrı'ya inanmakla birlikte pek de derine inmeyi sevmeyen hatta bu konuda "aklımı yitiririm, neme lazım" tarzında düşünceleri olan bir toplumdur da. Bu nedenle de Kutsal Kitaplar sadece kutsaldırlar. Nasıl olsa hep aynı şeylerden bahsetmektedirler. Bu vatandaşlarımız için inaçlar arasında hiç mi hiç fark yoktur, önemli olan iyi bir insan olmaktır. Aslında bu düşüncelerde elbette doğru olan bir takım noktalar da vardır. Bu bizim toplumumuzun hoşgörü anlayışını yansıtan güzel bir vasfıdır. Bu sözlerin derinliklerinde sürekli iyilik arzulayan bir davranış arayışı vardır. O nedenle bu tavırlarından ötürü onları yargılamak söz konusu değildir. Korkulan, sadece bu tavırlarından ötürü Tanrı'nın Lütfundan, Tanri ile yakınlaşmanın esenliğinden onların mahrum kalmasıdır. Çünkü insan oğlu bugün var, yarın yoktur. O zaman insan bu kısacık ömründe Yaratıcısını tanıyamazsa nerede tanıyacaktır? Bizi bu konuda bu cümleleri yazmaya sevk eden bütün bu kaygıdan onları Tanrı'yı aramaya ve bir an önce O'nu öğrenmeye teşvik etme arzusudur.
           "Esasında hepimizin Tanrısı bir, esasında dinlerin hepsi bir'' fıkri biraz Agnostik (evreni bir Tanrı yaratmıştır ama bu Tanrı'nın herhangi bir kitabının olup olmaması ya da bir yol oluşturması önemli değildir diyenler) düşüncenin etkisinden kaynaklanan bir düşüncedir. Bu düşünceden etkilenen kişilerimiz "Nasıl olsa Yaratan dünyayı yaratmıştır. Ben ara sıra hatırladıkça 0'na hamdederim. Sıkışınca O'na başvururum. Kızınca eh gene O'na çatarım. Benim inancım bu" tarzında fıkirlerle bir rahatlık ve rahatlığın getirdiği rehavet içinde Tanrı'yı tanırlar ve öyle de tanımlarlar. Bu Tanrı'yı hiç düşünmeyen ve aramayan fıkirlerden daha iyidir hiç kuşkusuz. Umarız bu biçimde düşünenler Tanrı'yı gerçekte tanımak isteyeceklerdir.
           Biz burada yine kendi inancımızı anlatma açısından konuyu sürdürmeye devam edelim. Çalışmamızın başında dediğimiz gibi bütün Evreni Yaratan tek Tanrı bilgisinden bütün inançlar şöyle ya da böyle etkilenmiştir demiştik. Bu etkileşim doğrudur. Ama doğru olan bir diğer nokta daha vardır. Halkımızın söylediği gibi bütün inançlar hiç te aynı değildir. Belki bazı ahlak kuralları, bazı anlatım ve uygulama benzerlikleri vardır. Ama Tanrı'ya bakış açıları, Tanrı'nın sundukları hiç te aynı değildir. Bu nedenle her inanç kendi içersinde kalır ve kendi doğrusu üzerinde devam eder gider. Burada bu farklılığı yine bir özet şeklinde size gösterebilmek için kendi inancımızla, halkımızın birçoğunun inancı olan İslam inancını karşılaştırmak istedik. Burada hemen şunu ifade etmek istiyorum ki, bu çalışmayı ne İslam inancına hakaret etmek, ne de onu küçük düşürmek amacıyla yapmadık. Zaten kitabımızın başında bunu açık bir dille belirtmiştik. Çünkü gerçekten İncil'e iman etmiş imanlı bir kişinin bir başka inancı küçültmesi, saldırması ya da herhangi bir saygısızlıkta bulunması düşünülemez bile. Biz burada yalnızca inancımızın Mesih İsa'ya olan bakış açısiyla Kur'an-ı Kerim'in bakış açısının esasında tamamen farklı olduğunu, dolayısıyla her inancın aynı şey demek olmadığını belirtmek istiyoruz. Dediğimiz gibi Kutsal Kitap bize göre Tanrı'nın kendine has oluşturduğu bir formül üzerine oturmuştur. Bu formül Tanrı'nın Mesih İsa üzerinde çizdiği Tanrı çizgisidir. Doğal olarak bize göre Tanrı çizgisi başka bir manevi anlatımla uymamaktadır. Biz bu nedenle kendi bakış açımızı aktarmak istiyoruz.
           Bunu yaparken de genelde İncil ayetlerinin anlayışını dile getirerek, Kur'an-ı Kerim ayetlerini yorumlamıyoruz. Çünkü bunun ancak İslam İlahiyatçılarına ait bir görev olduğunu biliyoruz.

           Bu konuda bu kadar hassas davranmamızın bir kaç nedeni vardır. İnançların kendilerine göre anlayış ve algılayışlarına saygı göstermek gerekmektedir. Biz bunu kendi inancımız için başkalarından istiyorsak bunu herşeyden önce başkalarına da göstermek durumunda olmalıyız. Aynı zamanda bahsettiğimiz inancın birçok izleyicilerinin samimi duygularına saygı göstermeyi de göz ardı edemeyiz. İnsanları rencide etmeden kendi anlayış ve algılarımızı, inancımızı birbirimize anlatmayı öğrenmeliyiz. Ayrıca çağımızda diyalog deyince yalnızca karalama algılayışına karşı bir set çekmek için bu konuda samimiyetle hassasiyet gösterdiğimizi söylemek istiyoruz. Ne yazık ki zamanımızda birçok konuda yalnızca yargılamalarla bazı noktalara varılmak istenmektedir. Karşılıklı diyalogları engelleyen bu tarz iletişimsizlikler dünyayı zaten yeterince zindana çevirmiştir. Birşeye inanan insan neye neden inandığını bir başka insana ve öğretiye saygı duyarak da anlatabilir kanısındayız. Zira bunun dışında yaklaşımlar fıtne oluşturan yaklaşımlardır. Diyalog iletişimdir. Taktik, yöntem ya da başkasının aklını karıştırmak değildir. Bir insanın bir şeye neden inandığı ya da neden inanmadığı ancak bu yolla açıkça anlaşılır. İnsanlar birbirlerini anladıkça da bence Kutsal olan ve herşeyin açık seçik anlaşılmasını isteyen Tanrı'nın yolunu daha net bulmuş olurlar.


 önceki    BİLMEK VE TANIMAK ARASINDAKİ FARK
musa
  09/07/2002 
 sonraki    İKİ İNANÇ ARASINDA TEMEL FARKLILIKLAR
musa
  09/07/2002 




:: Kütüphane ::

· Hıristiyanlığın Temelleri
· Hıristiyan olmak için ne yapmalısınız?
· Tanrı Çizgisi
· Tanrı'nın Sözünden Cevaplar
· Nihai Sorular
· İsa Kimdir?
· Neden Kurban?
· Bana Tanrı'yı Anlat
· Bilimsel Makale
· Marangozdan da öte
· Tarihsel Kanıt
· Boş Mezar
· İznik Konseyi hakkında
· Yehova Şahitleri
· Kur'an, İsa'yı nasıl anlatıyor?
· Son zaman azizleri(mormonlar)


:: Okuma Takvimi ::


· Ocak Okuma Planı

· Şubat Okuma Planı

· Mart Okuma Planı

· Nisan Okuma Planı

· Mayıs Okuma Planı

· Haziran Okuma Planı

· Temmuz Okuma Planı

· Ağustos Okuma Planı

· Eylül Okuma Planı

· Ekim Okuma Planı

· Kasım Okuma Planı

· Aralık Okuma Planı


İsa'nın Yuhanna'ya verdiği Vahiy söyle diyor.
"Bu peygamberliğin sözlerini okuyana, burada yazılanları dinleyip yerine getirene ne mutlu! Çünkü beklenen zaman yakındır."(Vahiy 1:3)
Diliyoruz ki, Tanrı'nın vermiş olduğu sonsuz yaşamı ve gerçek yolunu bu sitenin aracıliği ile bulmanızı arzu ederiz.
Her mesaj panosundaki içeriklerin yasal sorumlulukları yazarlara aittir ve içerikler incil.com'nun ilkeleri ile bağdaşmayabilir.
© 1998~2014, www.incil.com