|
Bu sorunun doğal yanıtı şudur: Bir insan yoluyla
dünyaya günah girdi ve günah yoluyla da dünyaya ölüm girdi.41
İlk insanlar olan Adem'le Havva'ya büyük bir
özgürlüğün yanı sıra ciddi bir uyarı da verilmışti: "Ama
iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme, Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle
öleceksin."42 Bu sadece
Tanrı bunu böyle söylediği için, insanın Tanrı'nın söylediklerine
itaat edip etmeyeceğini görmek için ideal bir sınavdı. Ancak Şeytan,
Havva'yı Tanrı'nın sözlerine inanmayıp itaat etmemek üzere ayarttı
ve Havva da Şeytan'ın söylediklerine göre yaptı.
Kadın ağacın meyvesinin güzel, yemek için uygun ve bilgelik kazanmak
için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp biraz yedi. Yanındaki
kocasına da verdi. Kocası da yedi.43
İşte o anda "dünyaya günah girdi."
İnsan bilinçli bir şekilde itaatsizlik ederek kendini Tanrı'dan
uzaklaştırdı. Adem'le Havva, Tanrı'yı sevmek yerine O'ndan korkmaya
başladılar: ...Rab Tanrı 'nın sesini duydular, O'ndan
kaçıp ağaçların arasına gízlendiler.44
Kendilerinden emin, güvenli ve mutlu olacak yerde günahları onlara
kendilerini utanmış, suçlu ve korkulu hissettirdi.
Ancak Tanrı insan itaatsizlik ederse öleceğini
söylemişti ve insan öldü. Ölüm ayrılık demektir ve o korkunç anda
insan Tanrı'dan ayrılmış oldu, yani ruhsal olarak öldü. Fiziksel
olarak da ölmeye başladı, şimdi artık ölmekte olan bir vücutta ölü
bir ruh taşıyordu. Ama hepsi bu kadar değildi: Adem'le Havva'nın
çocukları onlardan miras olarak kötü bir tabiat ve günahkâr bir
karakter aldılar. O zamandan itibaren bir nehrin kaynağındaki kirlilik
gibi günahın zehiri Adem'in soyuna akıp yayıldı ve böylece bu
yolla günah bütün insanlara girdi, çünkü hepsi günah işlediler.45
Buradaki (besbelli bu sayfanın yazarı ve okuyucusunu
da kapsayan), o önemli "hepsi" sözcüğüne dikkat edin.
Bu dünyada hiç karşılaşmayabiliriz ama ortak bir yanımız vardır;
o da günahkâr ve ölmekte olduğumuzdur. Günahımız
yoktur dersek, kendi kendimizi aldatırız ve içimizde gerçek olmaz.46
ve ölmekte olmadığımızı iddia edersek gülünç oluruz. Gerçeklerle
oynamak onları değiştirmez.
Günümüzdeki gazete, televizyon ve radyo haberlerinin çoğu bize dünyanın
çok kötü bir durumda olduğu gerçeğini gösterir. Toplumdaki şiddet,
adaletsizlik, düzensizlik ve kötülükleri kınamak kolaydır, ama diğerlerini
eleştirmeden önce kendi kendinize kendinizin kusursuz olup olmadığınızı
ve kutsal bir Tanrı'yı hoşnut edecek bir biçimde yaşayıp yaşamadığınızı
sorun. Siz kendiniz tamamiyle dürüst, temiz, sevgi dolu, ve bencil
olmayan bir hayat mı yaşıyorsunuz? Bu soruların yanıtını Tanrı biliyor,
siz de biliyorsunuz! Çünkü herkes günah işledi
ve Tanrı'nın yüceliğinden yoksun kaldı.47
Doğuştan, tabiatınız itibariyle, yaptıklarınızdan ötürü ve yaptığınız
seçimlerden ötürü bir günahkârsınız ve bir an önce bu gerçek ve
bunun sonuçlarıyla yüz yüze gelmeniz gerekir.
41. İncil: Romalılar 5: 11
42. Tevrat: Tekvin 2. 17
43. Tevrat: Tekvin 3: 6
44. Tevrat: Tekvin 3: 8
45. İncil: Romalılar 5: 12
46. İncil: I. Yuhanna 1: 8
47. İncil: Romalılar 3: 23
|