Ben Kimim?
Çağdaş yaşamın baskı ve sorunları, birçok insanı huzursuz bir şekilde
yaşamda bir anlam ve amaç arayışına sürüklemektedir. Tanrı'nın kim
olduğu hakkında bir şeyler gördük ama ya bizler? Biz neden varız?
Neden buradayız? İnsan yaşamının bir anlamı ve amacı var mı?
İyice anlamamız gereken birşey varsa o da insanların
varoluşlarının anlamsız olmadığıdır. Kişi, adına "insan"
dediğimiz kullanışlı bir pakette gelen rastgele atomların her nasılsa
bir araya gelmesinden oluşmamıştır. Kutsal Kitap bizlere insanın bilge
ve kutsal bir Tanrı tarafından yaratıldığını vurgular. Tanrı
insanı kendi suretinde yarattı. Onu Tanrı 'ya benzer kıldı. İnsanları
erkek ve dişi olarak yarattı.38
İnsan çok gelişmiş bir hayvan ya da zarif ve kibar bir maymun olmanın
çok ötesindedir. Hayvanlar sebzelerden ve sebzeler minerallerden ne
kadar farklıysa insan da diğer hayvanlardan o kadar farklıdır. Büyüklük
bakımından kıyaslandığında insan güneş, ay ve yıldızlardan çok küçüktür
ama Tanrı evrende insana eşsiz ve saygın bir yer vermiştir.
Bunu Tanrı'nın insanlara verdiği ilk emirlerin
birinde görebiliriz: Yeryüzüne hükmedin; denizdeki
balıklara, gökteki kuşlara, yeryüzünde yaşayan bütün canlılara egemen
olun.39 İnsan bütün yaşayan yaratıkların
üzerinde yetki sahibi olarak yeryüzünde Tanrı'nın kişisel temsilcisi
oldu.
Ama insana özel bir saygınlık da verilmişti. Tanrı'nın
suretinde yaratılmak, Tanrı'yla aynı biçim ve büyüklükte yaratılmak
(Tanrı'nın şekli ve ebadı olmadığını görmüştük), ya da Tanrı'nın bütün
niteliklerine küçültülmüş bir biçimde sahip olarak insanın minyatür
bir Tanrı olduğu anlamına gelmez. Anlamı, insanın kusursuz bir tabiata
sahip olan ruhsal, mantıklı, ahlaklı ve sonsuz yaşama sahip olarak
yaratıldığıdır. Yani insan Tanrı'nın kutsal karakterinin gerçek bir
yansımasıydı.
Dahası, insan Tanrı'nın bütün emirlerine uymayı
sevinçle ve sürekli olarak seçti ve bunun sonucu olarak da Tanrı'yla
kusursuz bir uyum içinde yaşadı. O zamanlar insan "kimlik arayışı"
içinde değildi! Kim olduğunu ve neden bu dünyada olduğunu kesin olarak
biliyordu ve Tanrı'nın kendisine verdiği yeri itaatle almıştı.
Ama bu durumdaki insan sadece dünyadaki yerinden
ötürü doygunluk duymakla kalmıyordu, Tanrı da insandan hoşnuttu! Bunu
bilmemizin nedeni Kutsal Kitap'ın bize Tanrı'nın dünyayı ve üzerindeki
her şeyi, en üstün ve mükemmel yaratık olan insan dahil olmak üzere,
yaratma işi sona erdiğinde Tanrı 'nın yaptığı
her şeyi gördüğünü ve her şeyin çok iyi olduğunu söylemesidir.40
Tarihin o noktasında kusursuz insanlar, kusursuz bir çevrede birbirleriyle
kusursuz bir ilişki ve Tanrı'yla kusursuz bir uyum içinde yaşadılar.
Ama bugünkü durum bundan çok farklıdır! Ne olmuştur?
38. Tevrat: Tekvin 1: 17
39. Tevrat: Tekvin 1: 28
40. Tevrat: Tekvin 1: 31