Temel soru budur. Eğer Tanrı yoksa, O'nu aramak anlamsız bir şeydir.
Tanrı'ya gelen herkes O'nun var olduğuna inanmalıdır.1
Tanrı'nın varlığını matematiksel bir şekilde "kanıtlamak" imkânsız
olduğu halde kanıtlar çok inandırıcıdır.
Evrenin var olmasını ele alalım. Evrenin var oluşunun bir rastlantı
sonucu gerçekleştiğini söylemek kafalarda bir sürü sorunun oluşmasına
neden olur ve bunlardan hiçbirini yanıtlamaz. Aynı şey, "dünyamızın
güneşin patlaması sonucu oluştuğu" kuramı için de geçerlidir.
Örneğin ham maddeler nereden geldiler? Büyük bir patlama bile hiçbir
şeyden bir şey yaratamaz! Evrim düşüncesi yaygın olduğu kadar da zayıf
bir kuramdır; yeryüzünde var olan inanılmaz derecede hayret verici
karmaşıklığa sahip canlıları bir yana bırakalım, nasıl olur da "hiçbir
şey" evrim geçirip "bir şey" olabilir?*
Bütün diğer kuramlar da aynı derecede zayıftır, Tek doyurucu yanıt
şudur: Başlangıçta Tanrı göklerí ve yeri yarattı.2
Dünyamız "kendisinde zaten her zaman var olmuş olan" maddeleri
içeren ve büyük bir rastlantının anlamsız bir sonucu olan bir yer
değildir.
Bunun yerine, evren Tanrı'nın
emri üzerine oluşmuştur. Şöyle kí, görünen şeyler görünmeyenlerden
oluşmuştur.3 Doğanın bir başlangıcı
vardı ve doğayı yaratan Tanrı'ydı, Çünkü O söyleyince,
her şey oldu; O buyurunca, her şey göründü.4
Bu gerçek, uzayın büyüklüğünden mikroskobik organizmalara
kadar her şeyi bir arada tutan evrensel yasalar ve her yerde görünen
hayret verici düzen ve plan tarafından sağlamlaştırılır. Ancak plan
olması için planı yapan biri ve yasaların olması için de yasaları
yapan biri gereklidir - ve bunların her ikisi de Tanrı'dır! Dünyayı
ve içerisindeki herşeyi yaratan, göğün ve yerin Rab'bi olan Tanrı'dır.5
Ancak Tanrı'nın "dünyayı yarattığının en kuvvetli
kanıtı" insanın kendisidir. İnsan diğer hayvanlardan farklı olarak
adına "kişilik" dediğimiz bir şeye sahiptir; akıllıca kararlar
alır, bir vicdanı vardır ve doğru olanla yanlış olan arasında bir
ayrım yapabilir. Sevebilir ve merhamet duyabilir. Hepsinden öte içinde
bir tapınma güdüsü vardır. Bütün bu nitelikleri nereden almıştır?
Bu nitelikleri, ne evrim ne de bir rastlantılar zinciri ortaya çıkarabilirdi.
Konuya verilecek en açık yanıt şudur: RAB Tanrı,
insanı topraktan yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi. Böylece
insan yaşayan varlık oldu.6 İnsan
bir raslantı sonucu oluşmamıştır; evrenin Yaratıcısı tarafından şaşılacak
ve huşu duyulacak bir biçimde yaratılmıştır.7
1. İncil: İbraniler 11:6
2. Tevrat: Tekvin 1:1
3. İncil: İbraniler11:3
4. Zebur: Mezmur 33:9
5. İncil: Elçilerin İşleri 17:24
6. Tevrat: Tekvin 2:7
7. Zebur: Mezmur 139:14
* Bu burada ele alınamayacak kadar büyük ve karmaşık bir konudur. Eğer
evrim konusu kafanızı kurcalıyorsa Prof. Dr. H. M. Morris tarafından
yazılan Yaratılış Modeli adlı kitabı okumanızı öneririz.