|
Yirmi iki yaşındaki genç bir adam, doğu Pennsylvania'da ciddi bir
trafik kazası geçirerek yaralandı. Hızla kan kaybetmesine rağmen,
kan almayı reddetti. Bilincini yitirip şoka girdi ve öldü. Bu genç
bir Yehova Şahidiydi.
Kan almak yerine ölmeyi tercih eden, doğum günlerini ve Doğuş Bayramını
kutlamayı reddeden, dünyanın yok oluşu için belli tarihler koyan
ve yeryüzünde yeni bir cennetin kurulacağını vaat eden bu insanlar
kimdir? Bu adanmışlığın esin kaynağı nedir?
Yehova Şahitlerinin
Kökeni
Yehova Şahitleri, her ne kadar geçmişleri hakkında suskun kalmayı
tercih etseler de, kuruluşlarının Pennsylvania'lı bir giysi tüccarının
oğlu, Charles Taze Russell tarafından oluşturulduğu kabul edilen
bir gerçektir. Russell yirmili yaşlarda William Miller tarafından
başlatılan Adventist akımının etkisi altına girdi. Miller, Mesih'in
gelişinin 1843 yılında gerçekleşeceğini Kutsal Kitap'tan keşfettiğine
inanıyordu. Daha sonra bu tarihi, 1844 yılına aldı.Olay gerçekleşmediği
zaman Miller yanılmış olduğunu itiraf etti. Ancak Miller'ın bazı
izleyicileri Kutsal Kitap'a dönerek kendi tarih belirleme sistemlerini
oluşturmaya başladılar.
Bu Adventistlerden biri, Üç Dünya ve Bu Dünyanın Hasat Mevsimi
(Three Worlds and the Harvest of This World, 1977) adlı eser üzerinde
Russel'le birlikte çalışan N.H.Barbour'dur.Bu kitapta Mesih'in 1874
yılında gözle görülmeyen bir şekilde geri döndüğü ve altın çağın
1914 yılında başlayacağı anlatılıyordu. Charles Russell bu görüşü
ömrünün sonuna kadar korudu. Teolojik farklılıklar yüzünden Barbour'dan
ayrıldıktan sonra görüşlerini 1879 yılında başlattığı ve maddi desteğini
giysi işinden kazandığı Sion Kulesi adlı dergide (Zion's Watch Tower)
yaymaya başladı. Kendi öğretişlerini Barbour'un öğretişleriyle birleştirerek
1884 yılında Kule Kutsal Kitap ve Broşür Kurumunu (Watch Tower Bible
and Tract Society) oluşturdu.
Kule Kurumunun (Tarassut Kulesi) ilk başkanı olan Russell, Kutsal
Yazı Çalışmaları (The Studies in the Scriptures) adlı yedi ciltlik
serinin altı cildini kaleme aldı. Russell'ın hiç resmi bir teoloji
eğitimi olmamasına rağmen, bu eserler Kule izleyicilerinin teolojisine
temel oluşturdu. Russell'ın bu çalışmaları ne denli önemli gördüğünü
biliyoruz, çünkü Kutsal Kitap'ı bunların yardımı olmadan çalışan
insanların karanlıkta kalacağını iddia etmişti.3
Russell, Kutsal Yazı Çalışmaları adlı serisinde, Mısır'daki Büyük
Piramit'i taştan bir peygamberlik olarak görüyordu. Tarihsel olayları,
koridorların uzunluğuna bağlayan Russell, bin yıldan önceki karışıklığın
1874 yılında başlayacağını ortaya attı. Çünkü koridor o noktada
bir çukurla son buluyordu. Kurum, Russell'ın ölümünden birkaç yıl
sonra 1874'ü 1914 tarihiyle değiştirdi. Değişikliği oturtmak için
Kutsal Yazı Çalışmaları adlı eserin (1923) yeni bir uyarlaması basıldı.
Bu eserde dünyanın sonunun 1914 ya da 1915 yılında geleceğini belirtmek
için koridora 105 cm daha eklendi.4
Russell'ın önderliği 1916 yılındaki ölümüne kadar sürdü. Onun yerini
ikinci başkan Joseph F. Rutherford aldı. Rutherford, kitap yazımında
Russell'dan daha üretkendi; yılda hemen hemen bir kitap çıkarıyordu.
Başkanlığı sırasında 300 milyon kadar eseri dağıtıldı.
Ancak Rutherford, Kutsal Kitap yorumlarının birçoğunda Russell'dan
farklılık gösteriyordu ve öğretide bazı değişiklikler yaptı.
Russell'ın öğretişlerini kendisininkiyle değiştirmesi bazı grupların
Kule Kurumundan ayrılmasına neden oldu. Russell gibi Rutherford
da sorgulanamayan bir yetkiye kavuştu. 1931 yılında kurumun şu an
taşıdığı 'Yehova Şahitleri' adını koydu. Kapı kapı ziyaret programını
başlatan da Rutherford'tur.
Rutherford 1942 yılında öldüğü zaman sayıları 115.000'e varan Yehova
Şahitleri, üçüncü başkanları Nathan H. Knorr'un yetkisi altında
yeni bir biçime ve gelişime kavuştu. Knorr kurumsal yapıyı birçok
sistemli işlemle yeniledi ve Şahitler için eğitim okulları açtı.
Satıcılığı andıran yöntemleri çok etkili oldu; Kurum hem zenginlik
hem de üyelik açısından gelişim gösterdi. Knorr 1977 yılında öldüğü
zaman üyelerin sayısı iki milyona ulaşmıştı.
Knorr'un başkanlığı sırasında Frederick W. Franz, akımın ikinci
başkanlığını yürütüyordu. Knorr'un ölümüyle kontrol kendisine geçti.
Knorr'un başkanlığı sırasında bile Franz, Yehova Şahitlerinin önemli
kişilerinden biriydi. Knorr üyeliği artırma gayreti gösterirken
Franz, Şahitlerin teolojisini biçimlendiriyordu.
Franz, Kurum'un en eğitimli İbranice bilgini olarak kabul edilmektedir.
"Ne var ki bu imajı korumak için 1954 yılında İskoçya'daki bir duruşma
sırasında kendisini yeminli olarak yanlış temsil etti.İyi bir İbranice
bilgisine sahip olduğunu öne sürdükten sonra basit bir ayeti (Yar.2:4)
İbranice'ye çeviremediği için güvenilirliği sarsıldı.5
Franz, Kurum'u, en zorlu sınavından geçirdi; dünyanın 1975 yılında
son bulacağı bildirisi boşa çıktı. Kurum'un belirlediği tarihe inanan
birçok kişi evlerini ve mallarını satarak kendilerini kapı kapı
ziyarete adamıştı. Kurum için yayın organları olan Krallık Hizmeti,
bu etkinliği 1975 yılında gelecek olan sondan önceki birkaç ayı
değerlendirmek için iyi bir bağlılık örneği olarak tavsiye etti.
"Kardeşlerin evlerini ve mallarını sattıklarını, yaşamlarının
geri kalan kısmını hizmetin ön safhalarında tüketmeyi planladıklarını
duyuyorum. Kötülükle dolu dünyanın sonu gelmeden önceki son
kısa zamanları geçirmenin iyi bir yoludur bu."6
Kule'nin öğretişleriyle ciddi farklılıkları olan bazı üst düzey
önderler Kurum'dan dışlandı. Franz bunun üzerine Kurum'u bir arada
tutmak için 1980 yılından itibaren mücadele vermeye başladı. Başkan
Franz'ın kendi yeğeni Raymond Franz, Yönetim Kurulundan çıkartılarak
dışlandı. Kule zayıf bir teolojik temel üzerine kurulmuştur; onu
dikkatlice inceleyen gerçekseverler, ana çatlakları kısa zamanda
keşfeder ve kendilerini önderlerle derin bir görüş ayrılığı içinde
bulurlar.
Yayınlar
Kule Kutsal Kitap ve Broşür Kurumu'nun, tüm dünyadaki tarikatların
toplamından daha çok yayını vardır. Basılı kağıt, Yehova Şahitlerinin
başlıca gerecidir. Varolan üyeleri Kurum'un düşünceleriyle hizada
tutmanın yanı sıra, yeni üyeler kazanmak amacıyla dergiler ve kitapçıklar
basılır.
1879 yılında Russell'ın Kule dergisinin ilk sayıları ayda 6.000
nüsha basılıyordu. Bu rakam günümüzde astronomik bir artış göstermiştir.
Günümüzde Kule iki ayda bir çıkmakta, 106 dilde 18 milyon nüsha
basılmaktadır. Kurum'un iki ayda bir çıkan Uyan! (Awake!) adlı yayın
organı -üye olmayanlara yöneliktir- her ay 40 dilde 16 milyon nüsha
basılmaktadır.
Kule matbaalarından yılda ortalama iki kitap çıkmakta, her biri
en az bir milyon kopya basılmaktadır. Giriş niteliğindeki Kutsal
Kitap çalışma kitapçığı 'Sonsuz Yaşama Götüren Hakikat' (The Truth
That Leads to Eternal Life), 115 dilde basılmış ve bütün zamanların
en çok yayınlanan üçüncü kitabı olmuştur.
Yehova Şahitleri, teolojilerindeki bazı noktaları haklı çıkarmak
için Kutsal Kitap'ın çeşitli çevirilerinden alıntılar yapmışlardır.
Ancak Kutsal Kitap onların düşünüşünü genel olarak desteklemediği
için Kurum, Knorr'un yönetiminde kendi çevirisini çıkarmıştır. 1961
yılında bu çeviri tamamlanmış ve Kutsal Yazıların Yeni Dünya Çevirisi
(The New World Translation of the Holy Scriptures) tek cilt olarak
yayımlanmıştır.
Yeni Dünya Çevirisi, Kutsal Kitap dilleri konusunda eğitimleri
olmayan beş kişilik bir çeviri kurulunun ürünüdür.Bu eser incelendiği
zaman asıl amacın çağdaş bir çeviri oluşturmak değil, Yehova Şahitlerinin
teolojisini desteklemek olduğu görülecektir. Örneğin Yehova Şahitleri,
İsa'nın Tanrı olduğuna ilişkin metinleri Kutsal Kitap'tan çıkarmaya
çalışmışlardır. Bu temel gerçeği vurgulayan belli başlı metinlerden
biri Yuhanna 1:1'dir; "Söz (İsa) Tanrı'ydı." Oysa Kurum bu metni
"Söz bir Tanrı'ydı" diye çevirmiştir. Theos sözcüğünün 'bir Tanrı'
diye çevrilmesi, Kurum'un iddia ettiği gibi Grekçe gramer kurallarından
değil, Şahitlerin Kutsal Kitap'a sokmaya çalıştığı Üçlü Birlik karşıtı
teolojiden kaynaklanmaktadır. Kule, bu kullanımı doğrulamak için
bir ruhçunun, Kristadelfiyanların ve Ünitercilerin yayınlarına başvurmuştur.
Ayetlerin buna benzer bir şekilde değiştirilmesine Filipililer 2:9'da
ve Koloseliler 1:16-17'de rastlanmaktadır. Pavlus'un tümcelerindeki
açık anlamı değiştirmek için bu metinlere de sözcükler eklenmiştir.
Bu eklemeler yoluyla Tanrı'nın Oğlu, Tanrı'nın yarattığı diğer varlıkların
düzeyine indirgenmiştir.
Kutsal Kitap'a ait Öğretişlere
Nasıl Karşılık Veriyorlar?
Eski bir Kule üyesi olan profesör Edmund C. Gruss, Yehova Şahitlerini
'inkarcı elçiler' olarak değerlendiriyor. Yehova Şahitleri, Kutsal
Kitap'a ait Hıristiyanlığın bütün ana öğretişlerini -Üçlü Birliği,
Kutsal Ruh'un kimliğini ve söylediğimiz gibi Rabbimiz İsa'nın Tanrılığını-
inkar ediyorlar. Üstelik İsa'nın bedensel dirilişini ve gözle görülebilen
bir şekilde döneceğini reddediyorlar. Kule ayrıca hem cehennemin
hem de tüm imanlıların gideceği göksel bir evin varlığını inkar
ediyor. Onlara göre sonsuz yaşam armağanı olan kurtuluş, Mesih'in
ölümüne değil, Şahitlerin önderlerine bağlıdır. Kule'nin 1 Ağustos
1981 tarihli sayısı şöyle uyarmaktaır: "Mesih'in meshedilmiş kardeşlerine
karşı tavrınız, 'sonsuza dek kaybolmanızı' ya da 'sonsuz yaşama'
kavuşmanızı belirleyecektir."
Üçlü Birliği İnkar: Kule
yalnızca Üçlü Birliği inkar etmekle kalmayıp Kutsal Kitap'a ait
bu gerçekle alay da eder: "Gerçek Tanrı'yı tanıyıp O'na hizmet etmek
isteyen içten insanlar, O'na üç kafalı, gülünç görünümlü karmaşık
bir varlık olarak tapınmakta ve sevgi duymakta güçlük çekmektedir...
Üçlü Birlik öğretisini çıkaranın Şeytan olduğu apaçıktır."8
Üçlü Birliği inkar etme çabası gösteren Kule, Hıristiyanlığı yanlış
tanıtmış ve Tanrı'ya inananları tek değil, üç Tanrı'ya inanıyormuş
gibi göstermiştir. Ancak bu Kutsal Kitap'a ait imanın çarpıtılmasından
başka bir şey değildir.
Üçlü Birlik öğretisi İncil'de çeşitli yerlerde görülmektedir. Örneğin,
Kutsal Kitap'a göre Üçlü Birliğin her üyesi sonsuzdur (Mez.93:2;
Mik.5:2; İbr.9:14). Her biri yaratılışta işlev görmüştür (Mez. 100:3;
Yu.l:3; Yar.l:2). Her biri Kutsal Yazıları esinlemiştir (2Ti.3:16;
IPe. 1:10-11; 2Pe.l:21). Hepsinden önemlisi, her birine Tanrı denilmektedir(Yu.6:27;
Yu.20:28; Elç.5:3-4).
Yehova Şahitleri, Üçlü Birlikçileri Kutsal Kitap'a aykırı düşmekle
suçlamaktadırlar; ancak teolojilerine kısaca bakmak bile aslında
kendilerinin bunu yaptığını gösterecektir. Yehova Şahitleri çok
Tanrı'cıdır; birbirlerinden tümüyle ayrı olan iki Tanrı'ya inanırlar.
Bunlardan biri her şeye gücü yeten Tanrı Yehova, diğeri ise aracılığıyla
her şeyin yaratıldığı güçlü tanrı İsa'dır. Kutsal Kitap'a göre bir
tek gerçek Tanrı vardır. Ancak bu birliğin içinde bir üçlük vardır.
İsa'nın vaftiz buyruğunda bu gerçek görülebilir. Vaftiz işlemi;
Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un (üçlü) adında (tekil) gerçekleşecektir.
Kutsal Ruh'un Kişiliğini İnkar. Yehova
Şahitleri aynı zamanda Kutsal Ruh'un kişiliğini de inkar ederler.
Kutsal Ruh, her şeye gücü yeten Tanrı'nın, kendi isteğini yaptırmak
için kullarını harekete geçiren ve gözle görülmeyen etkin kuvvettir.
Bir Yehova Şahidi için Ruh sadece elektriğe benzeyen kişiliksiz
bir kuvvettir.
Ne var ki Kutsal Kitap'ı incelediğimizde Ruh'un, kişiliksiz bir
kuvvetten çok daha farklı olduğunu görürüz. Ruh'un kişisel nitelikleri
vardır. Romalılar 8:27'ye göre Ruh'un bir düşüncesi vardır. l.Korintliler
12:1'e göre Ruh'un bir isteği vardır. Romalılar 8:14'e göre Ruh,
yönetme işlevi görür. Elçilerin İşleri 5:3-4'te Ruh'a yalan söylenebildiğini
görüyoruz. Romalılar 8:26'da Ruh, imanlılar için yalvarışta bulunmaktadır.
Elçilerin İşleri 13:2, İbraniler 3:7 ve Esinleme 2:7'de Ruh, doğrudan
doğruya konuşmaktadır. Kutsal Kitap'ta açıklanan Kutsal Ruh bir
kişidir.
Mesih'in Tanrılığını İnkar: Yehova
Şahitleri İsa'nın 'Yehova Tanrı' olmadığını, sadece Tanrı biçiminde
göründüğünü söylemişlerdir.10
Kutsal Kitap'ta açıklanan biçimiyle Hıristiyan inancı, Rabbimiz
İsa Mesih'in kimliğine ve yaptıklarına bağlıdır (Rom. 10:9-10).
Yuhanna 8:58, Yuhanna 20:28, İbraniler 1:8, Matta 1:23 ve Koloseliler
2:9'da görebileceğimiz gibi (Çık.3:14'le kıyaslayın) Kutsal Kitap,
Tanrı'nın İsa'da göründüğünü ortaya koymaktadır. Üstelik Matta 4:10'a
göre yalnızca Yehova Tanrı'ya tapınmalıyız; ancak İsa bu tapınmayı
sürekli olarak kabul etmiş ve hoş karşılamıştır (Bkz. Mat.8:2, 9:18,
14:33, 15:25 ve 28:9,17). Üstelik Baba, meleklerin bile İsa'ya tapınmasını
buyurmuştur(İbr.l:6).
Kutsal Kitap'a göre İsa her şeyi yaratmıştır (Yu.l:3; Kol.l:16-17).
Ancak Yeşaya 44:24'e göre dünyayı yaratan yalnızca Yehova'dır. Açıkça
görüleceği gibi ikisi Bir'dir. İsa'nın Tanrı olduğu Kutsal Kitap'ın
açık tanıklığıdır.
İsa'nın Bedensel Dirilişini İnkar:
Hıristiyanlar olarak ümidimizin temeli Rabbimizin
dirilişidir. Aslında Yehova Şahitleri de İsa'nın ölümden dirildiğine
inanmaktadır, ama bu inançları yanlış yönlendirici olabilir. Çünkü
onlar İsa'nın sadece bir ruh olarak dirildiğine inanmaktadır. Kule,
çarmıha gerilmiş olan bedenin ya çözülerek gazlara ayrıldığını ya
da gökte bir anı olarak korunduğunu11
yazmıştı: "Kral Mesih İsa, bedende öldürülmüş ve göze görünmeyen
ruhsal bir varlık olarak dirilmiştir.12
"İsa'nın ruhu, izleyicilerine ruhsal dirilişini kanıtlamak amacıyla
başka bedenlerin biçimine bürünebiliyordu.13
Yehova Şahitlerinin bu konudaki görüşü, diğer dinlerden farksızdır.
Çünkü diğer dinlerin önderlerinin bedenleri de mezarda kalmıştır.
Kule Kurumu'nun Mesih'in bedensel dirilişini inkar etmesi, izleyicileri
ümitsiz bırakmaktadır. Çünkü Mesih'in ölümden dirilişinden söz eden
Kutsal Kitap şöyle der: "Mesih dirilmemişse, imanınız yararsızdır
ve siz hala günahlarınız içindesiniz" (l.Ko.l5:17).
Kutsal Kitap İsa'nın mezardan 'bedeniyle birlikte' dirildiğini
kesin bir dille ortaya koymaktadır. İsa, bedeninin ölümden dirileceğini
Yuhanna 2:19-21'de dile getirmiş ve bunu kendisinin yapacağını söylemiştir.
Sadece bu metin bile dirilişin bedensel olduğunu göstermektedir.
Düşmanlarının yok edeceği ve kendisinin yeniden yapacağı tapınak
kendi bedenidir. İncil'in Yuhanna bölümünde Tomas, Mesih'in çarmıhının
izlerini görüp onlara dokunmadıkça dirilişe inanmayacaktı (Yu.20:20-29).
Öğrenciler de tıpkı Yehova Şahitleri gibi diri Mesih'in sadece
ruhsal bir varlık olduğu yanılgısına düştüler. Luka 24:37'ye göre
İsa göründüğü zaman bir hayalet gördüklerini sandılar. Ancak İsa
onların kuşkularını yatıştırarak şöyle dedi: "Ellerime, ayaklarıma
bakın; işte Ben'im! Bana dokunun da görün. Bir hayalette et ve kemik
olmaz, ama görüyorsunuz, Bende var" (ayet 39).
Elçi Pavlus, şu anda gökte bulunan Mesih'in hala bir bedene sahip
olduğunu söyleyerek, "Tanrı'lığın tüm doluluğu bedence Mesih'te
bulunuyor" demiştir (Kol.2:9). Çarmıh olayından yirmi yıl kadar
sonra yazan Pavlus, 'bulunuyor' diye şimdiki zaman kipini kullanarak
Tanrı'lığın hala bedence İsa'da bulunduğunu dile getirmiştir.
İsa'nın Gözle Görülen bir Şekilde Döneceğini
İnkar: Kule, İsa'nın dirilişinin ruhsal
olduğunu öne sürerek 'gözle görülmeyen dönüş' öğretisine yol açmıştır.
Örneğin Yehova Şahitleri, şöyle derler: "İnsan gözlerinin Mesih'in
ikinci gelişini görmeyeceği, Mesih'in görülen bir bedenle dönmeyeceği
açık bir Kutsal Kitap gerçeğidir."14
Kule, Yehova Şahitlerinin zihinlerine böyle bir düşünce zinciri
yerleştirdikten sonra, Mesih'in zaten dönmüş olduğunu ilan etmesi
kolay olmuştur. 1929 yılında Kurum, ikinci gelişin 1874 yılında
gerçekleştiğini söylüyordu.15
Şu anda ise Mesih'in dönüş tarihi 1914 yılına çekilmiş durumdadır.
Kule'nin yakın zamandaki bir sayısında şöyle bir ifadeye rastlanmaktadır:
"Olaylı geçen 1914 yılında Mesih'in dönmüş olduğunu milyonlarca
insan kabul etmiş durumdadır."16
Bu oranda bir tarih karmaşası yaratmak ve böylesine günlerle oynamak
yalnızca Mesih'in gözle görülmediğini kabul ettirdikten sonra mümkün
olabilirdi.
Ancak Kutsal Kitap sayfalarının hiçbirinde Mesih'in ikinci gelişinin
gizli saklı olacağından söz edilmemektedir. Aslında, Mesih'in kendisi
Matta 24:23-27'de, dönüşünün gizli olacağını söyleyen kişilerin
sahte peygamberler olacağını dile getirmiştir. "Ulu Tanrı ve Kurtarıcımız
İsa Mesih'in yücelik içinde gelmesini bekliyoruz" (Tit.2:13). Mesih'in
dönüşü, her gözün göreceği açık bir olay olacaktır.
Ölümsüzlüğü İnkar: Yehova
Şahitlerine göre ruh, sadece bedene can veren bir yaşam gücü ya
da ilkesidir. Dolayısıyla beden öldüğü zaman, ruhun varoluşu da
son bulur. Dolayısıyla ölen bir kişinin hayvandan farkı yoktur.
Ölü bir insan ölü bir köpekten farksızdır.17
Bu teoloji, ölümün Rab'le birlikte olmak anlamına geldiğini söyleyen
Filipililer 1:21-24 ve 2. Korintliler 5:6-8 metinlerinden çok farklıdır.
Yehova Şahitlerinin insan doğasına bakışı, Mesih'in devamlılığına
bakışlarını da aydınlatmaktadır. Onlara göre İsa önceden baş melek
Mikael'miş, ancak insan bedeni aldığı zaman melek Mikael'in varlığı
son bulmuş. İsa öldükten sonra, varoluşu son bulmuş. Tanrı da O'nu
ruhsal bir varlık olarak yeniden yaratmış. Oysa Kutsal Kitap'a göre
İsa baştan sona kadar aynıdır.
Cehennemi İnkar: Kule'nin
cehennemdeki sonsuz cezayı inkar etmesi Yehova Şahitlerinin teolojisini
en çok çekici kılan unsurlardan biridir. Yehova Şahidi yazarlara
göre cehennem insanlığın ortak mezarıdır. Cehennemin ceza yeri olduğu
'doğru değildir'.18
Ancak Yehova Şahitleri, Rabbimiz İsa'nın cennetten çok cehennemden
söz ettiğini görmezden geliyorlar. İsa'ya göre cehennem aslında
İblis ve melekleri için hazırlanmıştı (Mat.25:41), ama insanlar
Şeytan'ın Tanrı'ya karşı isyanına katıldılar. Bu yüzden aynı cezayı
paylaşacaklar. Matta 13:42, 25:46 ve 26:24 gibi ayetler cehennemin
acılarla dolu gerçek bir yer olduğunu gösterir.
Gökyüzünü Kısıtlamak: Kule'nin,
Göklerin Egemenliğine ilişkin öğretişi, oradaki imanlıların sayısını
144.000'le sınırlar. Yehova Şahitleri bu rakama Esinleme 7:4'ü yanlış
yorumlayarak varmışlardır. Ne yazık ki birçok Yehova Şahidi, diri
Tanrı'nın huzurunda yaşayabileceği göksel bir egemenlik ümidine
sahip değildir. Birçok Yehova Şahidi, sonsuza dek Tanrı'nın sevecen
varlığından uzakta, yeryüzünde yaşayacağına inanmaktadır. Ne var
ki Yuhanna 14:2-3, l.Selanikliler 4:13-18, Luka 23:39-43 ve 2. Korintliler
5:8 gibi ayetler, Tanrı'ya ve Kurtarıcı İsa'ya güvenenlerin hepsine
Tanrı'nın huzurunda bir konut vaat etmektedir.
Başka farklılıklar: Yehova
Şahitlerini, Hıristiyanlardan ayıran başka bir uygulama ise kan
naklini reddetmeleridir. Bunu, Yaratılış 9:4'ün ve buna benzer başka
ayetlerin kan naklini yasakladığı düşüncesine bağlarlar. Oysa bu
ayetler, kanlı et yemeyi yasaklamaktadır. Bu yanlış anlama nedeniyle
bazı Yehova Şahitleri ve onların çocukları kan kaybından can vermişlerdir.
Yehova Şahitlerinin çok sayıda farklı inançları vardır. Doğuş Bayramını
kutlamazlar. Mesih'in, bildiğimiz gibi bir çarmıhta değil, işkence
direğinde öldüğüne inanırlar. Doğum günlerini ya da bayramları kutlamazlar.
Bunların, Tanrı'nın yaratıklarına tapınmak anlamına geldiğine inanırlar.
İnsanların kurduğu yönetimleri, askerlik hizmetini, sancak selamlamayı
reddederler; böyle şeyleri putperestlik olarak görürler. Bu öğretilerin
çoğu, insanları fazlaca teolojik değer taşımayan tartışmalara çekmek
için kullanılan taktiklerdir.
Yehova Şahitlerinin Gelişmesi
Neye Bağlıdır?
İnsanlar, Kutsal Kitap'ın bu denli çarpıtılmasını nasıl kabul ediyorlar?
Kurum'un önderleri, Kutsal Kitap yorumlarının doğrudan doğruya Yehova'dan
geldiğini iddia ederek izleyicilerini etkiliyorlar. Bu iddialarını
Matta 24:45-47'nin yanlış bir yorumuna dayandırıyorlar. Kurum, bu
benzetmeyi kendilerinin 'güvenilir ve akıllı köle' olduğunu öne
sürmek için kullanmaktadır. Bu köle, Kule aracılığıyla üyelerin
yiyeceğini vaktinde vermektedir.19
Bu düşünceyi ilk ortaya atan Charles Russell, kölenin sadık Kule
izleyicilerinden oluştuğunu öğretiyordu.20
20 Ocak 1986 yılında Russell'ın eşi, 'kölenin' tekil olduğunu bu
yüzden tek bir kişiden, yani kocasından söz ettiğini söyledi. Russell
o andan ölümüne dek eşinin yorumunu savunarak, izleyicilerine kendisinin
'o köle' olduğunu ilan etti.21
Russell'ın ölümünden sonraki on yıl boyunca Başkan Rutherford da
dahil olmak üzere Kule'nin tümü, güvenilir kölenin Russell olduğunu
öğretmeye devam etti.22
22 Ocak 1927 yılında Russell birdenbire tahttan indirildi. Kule,
güvenilir kölenin artık (Kule önderleri aracılığıyla konuşan) Şahitler
topluluğu olduğunu öğretmeye başladı.23
Üstelik, o kölenin Russell olduğunu iddia edenlerin Yehova'ya iğrenç
gelen putperestlik (yaratılana tapınma) suçunu işleyeceği ilan edildi.
Kölenin önce topluluk, sonra birey ve sonra yine topluluk olarak
değiştirilmesi ilginçtir. Bu değişim nedeniyle Yehova Şahitleri,
kendilerinin Matta 24:45'teki güvenilir köle olduğunu yalanlamıştır.
Eğer Kurum, bir zamanlar Russell'ın 'güvenilir köle' olduğunu kabul
edip sonra reddettiyse, Tanrı'nın habercisini ve bildirisini reddetmiş
oluyordu.24 Öte yandan
Russell 'güvenilir köle' olarak yanlış bir şekilde öne sürüldüyse,
o zaman da Kurumun kendisi 'yaratılana tapınma' suçunu teşvik etmiş
sayılırdı. Her iki şekilde de Yehova Şahitleri Kurumu, gerçeği yeryüzüne
yaymak için Tanrı'nın seçtiği kuruluş olarak kabul edilemez.25
Yehova Şahitlerine ve Hıristiyanlara
bir Çağrı
Yehova Şahitleri, Rab'le kişisel bir ilişkiye nasıl kavuşabilir?
Öncelikle Yehova Şahitlerinin, gerçek imanlı sevgisini ve ilgisini
yaşamaları gereklidir. İmanlıların Kule Kurumuna karşı koymaları,
anne babaların oğullarını tutsak alan alkolle savaşmasına benzemektedir.
Anne babalar, oğullarının özgür olmasını ve gerçek yaşamı tatmasını
isterler. Mesih'e iman eden Yehova Şahitleri, bu imanlı desteğine
ve beraberliğine muhtaçtırlar, çünkü kendilerine yardım eden Kurum'dan
çıkarılmışlardır.
İkincisi, Yehova Şahitleri Kutsal Kitap ayetlerini, bulundukları
metnin içeriğiyle bağlantılı olarak anlamalıdırlar. Kule'nin kullandığı
birçok ayet, metnin genel içeriği dışına çıkarılmıştır. İmanlılar
Yehova Şahitlerinin söylediği ayetler üzerinde durup, "Bu ayetin
genel metin içindeki anlamı, Kurum'un vermeye çalıştığı anlamla
gerçekten bağdaşıyor mu?" diye düşünmelidir. Yirmi yedi yıl boyunca
Yehova Şahidi olarak yaşamış bir kadın, bir akrabasını Kurum'a katmaya
çalışmak için Kutsal Kitap metinlerini incelemeye başlamış. Metinleri
genel anlamları çerçevesinde ilk kez gördüğünden, İsa'nın gerçekten
de Tanrı olduğunu keşfetmiş. Bu bayan bugün Rab'be içten adanmış
bir imanlıdır.
Yehova Şahitleri Kurum'un, insanların yaşamları üzerinde doğrudan
doğruya yetkisi olmadığı gerçeğini kabul etmelidirler. Kule Kurumu
kendilerinin, Tanrı'nın yeryüzündeki peygamberi oldukları iddiasını
sürekli tekrarlamıştır. Örneğin 1 Nisan 1972 tarihli Kule dergisi,
"Yehova'nın, gelecek tehlikeleri önceden haber verecek bir peygamberi
var mıdır?" diye sorar. Sonra bu soruya olumlu bir yanıt vererek
peygamberin tek bir kişi değil, kadın ve erkeklerden oluşan topluluk
olduğunu dile getirir. Bu topluluk o zaman Uluslararası Kutsal Kitap
Öğrencileri adıyla bilinen grubun izleyicileridir. Günümüzde ise
Yehova'nın İmanlı Şahitleri adını taşımaktadır.26
Kutsal Kitap'a göre Yehova'nın peygamberi olduğunu iddia eden bir
kişinin ön bildirileri yerine gelmelidir; yoksa sahte peygamber
olarak nitelenecektir (Tesniye 18:20-22). Kule Yayın Kurumu, gerçek
peygamberin peygamberliklerinin 'yerine gelmesi' gerektiğini tümüyle
kabul etmektedir. Bir kişinin sahte peygamber olarak adlandırılması
için peygamberliğinin yerine gelmemesi yeterli bir nedendir.27
Kule Kurum'u şöyle der: "Bu gerçek, özellikle geçmiş dönemde dünyanın
sonu için tarihler koyan kişileri kapsamaktadır. Onlar belli tarihler
koydular, ama hiçbir şey olmadı. Son gelmedi. Bu yüzden sahte peygamberlik
suçunu işlediler."28
Kule'nin 'peygamberlikle' ilgili bu iddiayı sık sık tekrarlaması
nedeniyle Yehova Şahitleri, Kurum'un dünyanın sonuyla ilgili belirlediği
yanlış tarihlerin hesabını sormalıdır. Kule, Russell'ın önderliğinde
son savaşın (Armagedon ya da "Her şeye gücü yeten Tanrı'nın büyük
savaş günü") İ.S. 1914 yılında son bulacağını, dünyanın şu anki
yönetiminin tümüyle yıkılacağını iddia etmiştir.29Daha
sonra Kurum, son tarih olarak önce 1925 yılını sonra da 1975 yılını
belirlemiştir. Bu tarihlerde sonun gelmemiş olması Kule'yi, kendi
tanımıyla 'sahte peygamber' durumuna düşürmüştür.31
Ruhsal gerçeği bulmayı arzulayan bir Yehova Şahidi, Kurum'un ruhsal
kılavuzluğundan ayrılmalıdır. Yehova, kılavuzluk için kendisine
dönenleri bağışlayacak ve onlara ışık tutacaktır (Mez. 32:5-8).
Sonuç olarak Yehova Şahitleri ve imanlılar birbirlerini içtenlikle
dinlemelidirler. İmanlılar Kutsal Kitap'ta vaat edildiği gibi Rab'le
diri bir beraberlik yaşadıklarını iddia ederler. Günah, insanları
Tanrı'dan koparmıştır. Ancak Tanrı, sevgisinden ötürü insan biçimi
alarak günahın cezasını kendisi ödemiştir (Yeş.59:2; Rom. 5:8).
İmanlılar, sonsuz yaşama şimdiden kavuşabileceklerini biliyorlar
(Yu.3:36). Tanrı'nın, halkından iyilik beklemesine rağmen, hiçbir
iyiliğin O'nun beğenisini kazandıramayacağını öğrenmişlerdir(Ef.2:8-10,
Tit.3:5, Rom.3:23).
İmanlılar, Rab'be nasıl iman ettiklerini Yehova Şahitlerine anlatırlarken,
onları da buna davet etmiş oluyorlar. Sonuç olarak her birimizin
Rab'be bağlanması gerektiğinden Yehova Şahitleri de İsa hakkında
gerçeği bulmak için Rab'be dönmelidir. Birçok Yehova Şahidi Tanrı'ya
içtenlikle dönerek O'nunla Mesih sayesinde barışmıştır. Diğer yandan
birçok imanlı, Yehova Şahitlerinin gayretiyle kamçılanarak üçlü
birlik olan Tanrı'ya hizmette daha büyük bir bağlılık göstermişlerdir.
|