|
Mormonlar dünyanın
en hızlı gelişen dinsel kuruluşu olduklarını iddia etmektedirler.
Kendilerine ait etkileyici istatistik raporları bu iddiaya ağırlık
kazandırmaktadır. 1981 yılının Nisan ayında yapılan 151.Yıllık Genel
Konferanslarındaki bilgiye göre 83 ülkedeki üye sayıları 4.638.000'e
ulaşmıştır. Otuz bin misyoner her gün yeni insanları Mormonlaştırmaya
devam etmektedir. 1980 yılında günde 578 kişi vaftiz oluyor, Mormon
olarak yetiştirilen 65.000 bebeğin vaftizini saymazsak, vaftiz olanların
toplam sayısı yılda 211.000 kişiye ulaşıyordu.1
1981 yılında Mormonlar,
daha küçük boyutta dokuz tapınak yapacaklarını duyurdular. Böylece
inşaatı biten, devam eden ya da planlanan tapınakların sayısı otuz
yediye çıktı. Bir önceki yıl yedi tapınağın inşaa planı duyurulmuştu.2 Eskiden
bazı insanlar, hayatları boyunca yalnızca bir kez tapınağa gidebilirlerdi,
ama artık çok sayıda Mormon, tapınağa gidebilecekti.
Joseph Smith,
6 Nisan 1830 yılında beş kişiyle birlikte bu grubu oluşturduğu zaman,
günümüzdeki büyüklüğüne kavuşacağını kimse tahmin edemezdi. Mormonluğun
nasıl bir geçmişi vardır? Neye inanırlar? Gerçek anlamda Hıristiyan
mıdırlar? Bu yazımda, Mormonlarla ilgili bu sorulara yanıt vermeye
çalışacağım.
Mormonların
Tarihi
Kilise Tarihi adlı eserinde Mormon din bilgini B.H.Roberts,
"İsa'nın ve elçilerin emekleriyle kurulan kilisenin, Konstantin
dönemine kadar yeryüzünden silindiğini" iddia etmektedir.3 Bu
varsayım Mormonlar için
önemlidir; çünkü İsa Mesih'in Son Zaman Azizleri Topluluğunun kurulabilmesi için Hıristiyan inancının
tümüyle silinmiş olması gerekecektir.4
Oysa İsa, kilisenin
asla yok olmayacağını ve hiçbir zaman tamamiyle yoldan sapmayacağını
öğretmiştir. Cehennemin kapıları kiliseye karşı duramayacaktır(Mat.
16:18). Kilise tarihinde bozulmalar ve Şeytan'dan gelen saldırılar
olmuştur, ama Mesih'in kilisesi galip gelmiştir. Roberts bile önceki
iddiasının tersine bunu kabul etmektedir: "Ancak Tanrı kendisini
yeryüzünde tanıksız bırakmamıştır; O'na ve O'nun doğru yasalarına
hürmet ederek yaşayan bir azınlık her zaman var olmuştur."5
Joseph Smith ölmeden
iki yıl kadar önce bu yeni topluluğu nasıl kurduğunu açıkladı. Kendi
anlatımına göre, 1820 yılında henüz 14 yaşındayken New York Eyaletinde
dinsel bir uyanış olmuş. Ailesinden birkaç kişi Presbiteryen kilisesine
katılınca, kendisi de hangi kiliseye gideceğini ciddi bir şekilde
düşünmeye başlamış. "Mezhepler arasındaki karışıklık ve çekişme
öyle fazlaydı ki, kimin doğru kimin yanlış olduğunu anlamak çok
zordu." Smith bir gün Yakup 1:5'i okumuş: "Sizden birinin
bilgelikte eksiği varsa, herkese cömertçe, azarlamadan veren Tanrı'dan
istesin; Tanrı ona verecektir."
1820 yılının ilkbaharında
Tanrı'nın kendisini yönlendirmesini isteyen Joseph ormana çekilmiş.
'İlk görümünü' o zaman görmüş. Güneşten de parlak bir ışık sütunu
görmüş. Baba Tanrı ve Mesih İsa, görkemli ve bedensel bir şekilde
ortaya çıkmışlar. Smith'e hiçbir dinsel gruba katılmamasını, çünkü
hepsinin 'yanlış' olduğunu söylemişler.6
21 Eylül 1823'te
Moroni adlı bir melek Joseph'ı ziyaret ederek yakındaki bir tepede
altın levhalara yazılmış bir kitabın bulunduğundan söz etmiş. Aynı
yerde kitabın çevirisine yardımcı olacak bir gözlük de (Urim ve
Tummim) varmış. Levhalarda Tanrı'nın, eski çağlarda
Amerika'da yaşayan insanlarla ilişkileri kayıtlıymış. Melek, 22
Eylül 1827 tarihinde levhalardaki yazıları çevirmesi için Joseph'a
getirmiş. Levhaların çevirisi, 11 Haziran 1829 tarihinde telif hakkı
alınan Mormon Kitabını
oluşturmuş. 1830 yılında New York Palmyra'da beş bin adet nüsha
basılmış. çevirisi tamamlanan levhalar melek Moroni'ye teslim edilmiş.
Dolayısıyla levhaların var olduğuna ilişkin hiçbir somut kanıt yoktur.
Levhalar yeryüzünden
alınmadan önce üç tanık Joseph'la birlikte onları görebilmek için
dua etmiş. Bir melek görünüp her birine levhaları ve üzerlerindeki
yazıları göstermiş. Bu kişilerin levhalarla ilgili tanıklığı Mormon Kitabının
başında yer almaktadır. Martin Harris, Oliver Cowdery ve David Whitmer
adındaki bu tanıkların hepsi Mormon topluluğunu daha sonra terk
etmişlerdir. Harris yaşlandığı zaman geri dönmüş, ama Cowdery Metodist
kilisesine katılmış ve Whitmer'le birlikte SZA (Son Zaman Azizleri)
topluluğunun Tanrı'nın gerçek kilisesi olmadığını ifade etmiştir.
David Whitmer Mesih'teki Tüm İmanlılara Sesleniş adlı eserinde (1887) Joseph Smith'in 1833
yılında sahte peygamber olduğunu iddia etmiştir. Bununla birlikte,
Mormon Kitabındaki tanıklığını sürdürmüştür.7 Daha sonra levhaları gördüklerini iddia eden sekiz kişi
daha çıkmıştır.
Joseph Smith ve
Oliver Cowdery'e göre, 15 Mayıs 1829 tarihinde Vaftizci Yahya kendilerine
görünmüş ve şöyle demiş: "Size, meleklerin hizmetinin, tövbe
müjdesinin ve günahlardan bağışlanmak için yapılan su vaftizinin
anahtarlarını elinde tutan Harun'un Kahinliğini aktarıyorum."
Haziran ayı gelmeden önce de Petrus'tan, Yakup'tan ve Yuhanna'dan
sözde Melkisedek kahinliği alınmış.8
Joseph Smith 6
Nisan 1830 yılında 'Mesih'in Kilisesini' kurdu. (Bu ad daha sonra
'İsa Mesih'in Son Zaman Azizleri' şeklinde değiştirildi). Joseph
kuruluş toplantısında kendisinin 'bir kahin, çevirmen, peygamber
ve elçi' olacağına ilişkin bir kehanet aldı. Yerde oradan oraya
savrulan korku dolu bir adamdan cin kovduğu zaman yetkisi sözde
onaylanmış oldu.9
Mesih'in öğrencileri
adlı kuruluştan ayrılan Ohio'lu bir hizmetli Sidney Rigdon, Mormon
inancını benimsedi. Rigdon, inançlarını yaymak amacıyla yolculuk
yapan Oliver Cowdery, Parley Pratt ve diğerleri aracılığıyla Mormon
oldu. önceden Mesih'in öğrencileri kuruluşunda bulunan Pratt, Rigdon'a
Mormon Kitabını verdi.
Kısa bir süre içinde Rigdon ve topluluğundan birçok kişi Mormonluğu
benimsediler. Yolcular aralıkta oradan ayrıldıklarında Ohio'nun
Kirtland bölgesinde bin kişilik bir grup oluşmuştu. Rigdon yıllar
boyunca Joseph Smith'in sağ kolu olarak hizmet verdi.
Mormonların büyük
bir kısmı Kirtland'a taşındı. Orada Mormonların topluluk yönetiminin
ana organizasyonu oluştu; Joseph Smith orada birçok temel öğretiyi
açıkladı.10 Aynı zamanda Kutsal Kitap'ın, kendisine esinlenmiş bir
uyarlaması üzerinde çalışmaya başladı. "Peygamberler Okulu"
oluşturuldu. Tütün, alkol, meşrubat ve 'sıcak içecek' kullanımına
ve fazla et yenmesine karşı bir "Bilgelik Sözü" verildi."11 Kirtland'da ilk tapınaklarını 27 Mart 1836
tarihinde açtılar.
Başka bir Mormon
grubu, Missouri eyaletine yerleşti. Kirtland'daki topluluk şiddetli
bir baskıyla karşılaştığında Missouri'deki gruba katıldı. Yerlilerin
ve Mormonların, Mesih'in 1891 yılında dönüşünde gerçekleşecek olan
yıkımdan kurtulmaları için Amerika'nın Kudüs'ü adını verdikleri
Siyon'u inşaa etmeye başladılar. Joseph, Tanrı için Missouri eyaletinde
büyük bir tapınak yapacaklarını bildirdi.12
Bu kehanet gerçekleşmedi;
çünkü 1838-1839'dan sonra Mormonlar Brigham Young'ın yönetimi altında
Illinois'e kaçtılar. Joseph ölüm tehdidi altında hapiste geçici
olarak alıkondu. Daha sonra Mormonların arasına döndü. Mississippi'nin
yakınlarında güzel Nauvo kentini kurdular. Amerika'nın doğusundan,
Kanada'dan ve İngiliz adalarından Nauvo kentine gelen Mormonların
sayısı 20.000'e ulaştı.
Mormonlar ve Mormon
olmayanlar arasında sıkıntı yaşanmaya devam etti. 24 Haziran 1844'te
Joseph ve diğerleri Kartaca'ya doğru yola çıktılar. Orada yetkililer
tarafından tutuklanarak hapse atıldılar. 27 Haziranda, tutuk evine
bir kalabalık saldırdı. Joseph altı kurşunlu, Hyrum (kardeşi) ise
tek kurşunlu tabancasına davrandı. Diğerleri ise değneklerini aldılar.
Kalabalık merdivenlerden çıkarken Hyrum vurularak öldürüldü. Joseph
silahını ateşledi. Ancak odada güvenlikte olmadığını ve kalabalığın
özellikle kendi peşinde olduğunu gördüğünden pencereye koştu. üç
kurşunla vurularak öldürüldü.
Mormonlar Nauvo'daki
evlerinden ayrıldılar. Topluluğun kontrolünü eline geçirmeyi başaran
Brigham Young'ın önderliğinde Utah'a doğru yola çıktılar. Orada
gelişen bir kent oluşturdular. Daha sonra çeşitli yollardan başkaları
da oraya yerleşti.
'İsa Mesih'in
Son Zaman Azizleri Topluluğu' Missouri'de yeniden organize oldu
ve 1860 yılında resmen açıldı. Topluluk o tarihten beri Joseph Smith'in
soyundan gelen kişiler tarafından yönetilmektedir.13 Son Zaman Azizleri ve yeniden organize olan Missouri toplulukları
arasında bazı temel öğreti farkları vardır. üstelik, birbirinden
farklı yüz kadar küçük Mormon tarikatı mevcuttur. Bu kitapta yalnızca
Son Zaman Azizleri Topluluğunu inceleyeceğiz.
Bu tarih kısmı,
günümüzdeki birçok Mormon'un bildiği şekilde yazılmıştır. Ancak
ilk görümün altı farklı uyarlaması, levhaları bulup çevirmeye ilişkin
oniki ayrı öykü, levhaları görenlerin de çeşit çeşit tanıklıkları
vardır.14 Bunlar, Joseph Smith'in görümleri ve öğretileri
hakkında ciddi sorulara neden olmaktadır. Mormonlar Joseph'ın iddialarını
yalnızca dua yoluyla bilgelik isteyerek değil, ciddi bir tarihsel
araştırma yaparak incelemelidir. çünkü Tanrı'dan gelen gerçek bir
tanıklık ile tarihsel gerçekler asla birbirleriyle çelişmeyecektir.
Yetki ve Yapı
Mormonlar için
Topluluğun Başlıca İşleri dört temele dayanmaktadır: Kutsal Kitap, Mormon Kitabı,
öğreti ve Antlaşmalar, Paha Biçilmez İnci. Bunlar, Son Zaman Azizleri topluluğunun
yazılı yetkisini oluşturur. Ayrıca Mormonlar esinlemenin devam ettiğine
inandıklarından Başkan tarafından yeni kitaplar yazılmakta, basılmakta
ve topluluk tarafından yetki olarak kabul edilmektedir.
Kilisedeki her
kişi özel esinler alabilir, ama bütün topluluk üzerinde yetkili
olacak esini yalnızca Başkan açıklar. Başkan, "kehanet eden,
esinleyen, peygamberlik ve elçilik eden kişidir." 15
Başkanın iki Danışmanı
vardır; Başkan ve Danışmanlar, Birinci Başkanlığı oluştururlar.
Onların altında Onikiler (Elçiler) Kurulu vardır. Bu kurulun altında
ek üyelerle birlikte Yetmişlerin Meclisi (yetmiş başkan) bulunmaktadır.
Bu meclisin altında da dünya çapında başka meclisler vardır. Birinci
Başkanlık (genellikle üç üyeden oluşur). Harun'un Kahinliğine ait
bütün etkinliklerden sorumludur. Bir de kutsama, lanetleme, bağlama
ve çözme yetkilerine sahip bir Yönetici Patrik vardır. Diğer patrikler
ise yerel hizmetler verirler.
Topluluk çeşitli
bölgelere ayrılmıştır ve bölge başkanları tarafından yönetilmektedir.
Bu bölgeler de mıntıkalara (yerel topluluklara) ya da dallara ayrılırlar.
Mıntıkalar piskoposlar tarafından yönetilir. Başkanlar ve piskoposlar
ücret almadan topluluğun önderleri olarak hizmet ederler (Ulusal
önderlik dışında ücretli hizmet yoktur). Bir de Mormon inancını
yayma görevleri vardır.
Topluluk üyeleri
sadık ve nitelikli kişilerse, hizmet ve yetki merdivenlerini tek
tek tırmanırlar. Harun'un Kahinliğinde kişi (1) görevli, (2) öğretmen,
(3) kahin olur. Sonra da Melkisedek Kahinliğine atanır; (4) ihtiyar,
(5) yetmişlerden biri, (6) baş kahin, (7) patrik ve (8) elçi olur.
Evlenmemiş genç
erkekler, İncil'de belirtilen niteliklere (bkz. 1.Timoteyus 3:1-13
ve Titus 1:5-9) bakılmadan görevli ve ihtiyar olarak atanırlar.
Ayrıca Harun'un Kahinliğine atanan kişiler, Sayılar 3:10'daki uyarıya
rağmen Harun'un soyundan gelmemektedir; "Kahinlik görevini
Harun'a ve oğullarına ver. Kutsal Yer'e yaklaşan başka bir kimse
öldürülecektir." Kutsal Kitap'a göre İsa, 'Melkisedek düzenine
göre sonsuza dek kahin' olduğu zaman Harun'un Kahinliği değişmiş
ve İsa'ya devredilmiştir. Mesih ölümden bedensel olarak dirildiği
zaman 'yok edilemez bir yaşamın gücüne göre kahin olmuştur' (İbr.7:16-17).
Hiçbir Mormon sonsuz yaşam gücünü sergileyemediğinden Melkisedek
kahinliğine sahip olmak için gereken niteliği gösteremez. üstelik
İsa'nın kahinliği 'süreklidir' (İbr.7:24). Burada kullanılan özgün Grekçe
sözcük, 'başkasına aktarılamaz' anlamını taşımaktadır. Bizim, insanların
günahları için yalvarışta bulunan sadık bir kahinimiz -İsa Mesih-zaten
vardır (İbr.2:17-3:1). Bu yüzden başka kahinlere ihtiyacımız
yoktur. Ayrıca, zaten tüm imanlılar
-erkekler ve kadınlar- İsa Mesih'in yönetimi altında kahinler olarak
hizmet etmektedirler (1Pet.2:9-10).
Mormonlar 151.
yıl dönümlerindeki iddialarına göre dünya çapında günde 1.5 binayı
topluluğun hizmetine açıyorlardı. Bu binaların dışında tapınaklar
da vardır. Tapınaklarda karı ve kocalar 'sonsuza dek' (Mat.22:30'a
rağmen) birleştirilirler. Tapınaktaki bütün işlemler, ruhlar aleminde
bulunan ve kurtuluşu kabul etmeyi ya da reddetmeyi seçen ölü atalara
vekaleten yapılır. Ancak bu ölülerin 'tutuk evlerinden' kurtulmaları
için, {Mormon Kitabında
Alma 34:32-35'in ve İbr.9:27'ye
rağmen} yakınlarından birinin vaftiz olması gereklidir.
Kutsal Kitap: Mormonların
İman Bildirgesinin sekizinci maddesinde, "Doğru çevrildiği
sürece Kutsal Kitap'ın Tanrı sözü olduğuna inanıyoruz" denilir.
Mormonlar Kutsal Kitap'ın ilk el yazmalarının tümüyle kusursuz Tanrı
Sözü olduğuna inanırlar; ancak gerek metinlerin özensiz kopyalanması
ve gerekse kötü çeviriler yüzünden Kutsal Kitap'a hatalar girmiştir.16 Bu bahaneyle Mormon öğretilerini çürüten belli başlı ayetler
reddedilir, bunların kusurlu ve bozulmuş olduğu iddia edilir.
Bu durum 1979'da
biraz değişmiştir. O yıl Başkanın Şirketi, Kutsal Kitap'ın 'King
James' çevirisinin telif hakkını almış, Joseph Smith'in esinlenmiş
çevirisinin farklı yönlerini dipnotlarında belirterek yayınlamıştır.
Joseph Smith,
Kutsal Kitap'ı gözden geçirmeye 1830 yılının Haziran ayında başladı.
Kitap'ın büyük bir kısmı 1833 yılında tamamlandı. Ancak Smith, 1844
yılında ölene kadar bazı değişiklikler yapılmaya devam etti. 2 Haziran
1833 yılında, "Bugün Kutsal Yazıların çevirisini tamamladık"
dedi.17 Utahlı
Mormonlar şöyle eklediler: "Eğer Smith eserin tamamını yayımlayacak
kadar yaşasaydı, bazı ek değişiklikler yapacaktı." 18 Ne var ki Smith, aldığı esin uyarınca gereken değişiklikleri
tamamladığını, çeviri işinin artık bitebileceğini söylemişti.19 Missouri'de kalan Mormon topluluğu, günümüzde Smith'in
tüm çevirisini yayınlamaya devam ediyor, ama Son Zaman Azizleri
topluluğu sadece farklılıkları Kutsal Kitap'ın dipnotlarına ekleyerek
yayınlıyor.
Joseph Smith Kutsal Kitap'ı Tanrı'nın esiniyle
gözden geçirdiğini iddia etmiş, yalnızca metinleri farklı yorumlamakla
kalmayıp çeşitli kısımlar da eklemiştir. Bununla birlikte kendi
çevirisini yıllarca gözden geçirmiş, bazen tek bir metni üç kez
değiştirmiştir.20 Smith'in çevirisi, ne İbranice ne de Grekçe el yazmalarına
dayanmadığı gibi hiçbir nesnel kanıtı da yoktur. Esinleme kitapçığı
da dahil olmak üzere Kutsal Kitap'ta yapılan temelsiz değişiklikler,
Smith'i bu kitapçığın sonunda yer alan uyarılarla karşı karşıya
bırakmaktadır. "Eğer bir kimse bu sözlere bir şey katarsa,
Tanrı da bu kitapta yazılı belaları ona katacaktır. Eğer bir kimse
bu peygamberlik kitabının sözlerinden bir şey çıkarırsa, Tanrı da
bu kitapta yazılı yaşam ağacından ve kutsal kentten ona düşen payı
çıkaracaktır"(Esi.22:18-19).
Mormon
Kitabı : Joseph
Smith ölümünden üç yıl önce şöyle dedi: "Kardeşlere Mormon
Kitabının yeryüzündeki
en kusursuz kitap olduğunu söyledim. Bu kitap dinimizin köşe taşıdır;
Tanrı'ya en yakın olmanın yolu bu kitabın buyruklarına uymaktan
geçer."21 Ne var ki bu 'en kusursuz' kitabın 1830
yılındaki baskısından bu yana metnin üzerinde en az 3913 değişiklik
yapılmıştır. Bu değişiklikler gramer, heceleme ve metin içeriği
üzerinde yapılmıştır.22 Missouri'deki topluluğun ve Son Zaman Azizleri
topluluğunun elindeki özgün el yazmalarında yer alan belli başlı
birçok metin, günümüzde basılan metinlerle çelişmektedir.23 Mormon Elçisi James Talmage, Mormon Kitabının şu anki baskısında yer alan birçok değişimden sorumludur.
üstelik bu değişimler Urim ve Tummim'in yardımı olmadan gerçekleştirilmiştir.
Mormon Kitabı Yakın Doğudan Batı Yarıküreye yolculuk eden
insanların öyküsünü anlatmaktadır. Kitabın büyük bir kısmı doğru
Nefi 'yle kardeşi Laman'ın soyundan gelen insanlarla ilgilidir.
Lamancılar Nefilerle savaşıp onları yok ederler. Tanrı da Lamancıları
kara derili yaparak lanetler. Lamancılar günümüzün Amerikalı yerlileridir.
Nefi peygamberlerinin sonuncusu ise altın levhaları saklayan, sonra
da Joseph Smith'e bir melek olarak görünen Moroni'dir.
Smithson Enstitüsü,
Yeni Dünya arkeolojisiyle Mormon
Kitabında anlatılanlar
arasında hiçbir bağlantı görmediklerini dile getirmişlerdir. Mormon
Kitabının kökenine ilişkin çeşitli kuramlar vardır.
Bir yazara göre Smith, bu kitabı kendi doğal dehasını kullanarak
yazmıştır. Başkalarına göre Solomon Spaulding adlı bir kişinin Amerikalı
yerlilerin kökenlerine ilişkin yazdığı basılmamış kitabı temel alınmıştır.24 Sidney Rigdon'un bu kitabın müsveddelerini
çalarak Joseph Smith'le birlikte Mormon Kitabını
yazdığı iddia edilmiştir. Ancak daha sonra Son Zaman Azizleri topluluğundan
atılan Sidney Rigdon, kitabın yazarı olmadığını ısrarla ifade etmiştir.25 üçüncü bir kurama göre Mormon Kitabı, İbranilere Bakış adlı bir eserdeki düşüncelerden esinlenmiştir.
Joseph, Kutsal Kitap'tan ve Westminster İman Bildirgesinden bol
bol alıntılar yapmıştır. Ayrıca kitabı yazarken görümler gördüğünü
de iddia etmiştir. Dolayısıyla dördüncü bir kurama göre Joseph,
bu yeni müjdeyi yaratırken cin kaynaklı güçlerin etkisi altına girmiş
olabilir. Pavlus'un uyarılarına göre bu ciddi bir olasılıktır. "Biz
ya da gökten bir melek bile, size bildirdiğimiz müjdeye ters düşen
bir müjde bildirirse, lanet olsun ona!" (Gal.1:8). Mormon
Kitabı, yukarıda sıralanan tüm kaynaklardan unsurlar
içermektedir.
öğreti
ve Antlaşmalar : Joseph Smith Mormon Kitabının, dinlerinin
köşe taşı olduğunu söylese ve "Tanrı'ya en yakın olmanın yolu
bu kitabın buyruklarına uymaktan geçer" dese de, belli başlı
birçok Mormon öğretisi bu kitapta yer almamaktadır. Mormon
Belgeleri adlı eserin yazarı,
Mormon Kitabında yer almayan on üç öğreti sıralar: "(1)
Kilisenin yapısı, (2) Melkisedek kahinliği, (3) Harun'un kahinliği,
(4) çoğul tanrılar, (5) Tanrı'nın yücelmiş insan olması, (6) İnsanın
Tanrı olabilme yetisi, (7) Gökyüzünün üç derecesi, (8) çok eşlilik,
(9) Bilgelik Sözü, (10) İnsan ruhunun önceden varolması, (11) Sonsuz
gelişim, (12) ölülerin vaftizi, (13) Göksel evlilik.26 Bu öğretiler Joseph Smith'in verdiği öğretiler ve Antlaşmalar (ö ve A) adlı esin serisiyle tanıtılmıştır.
öğretiler ve Antlaşmalar, Buyruklar
Kitabı olarak 1833 yılında
yayınlandı. 1835 yılında üzerinde değişiklik yapılarak şu anki adıyla
yeniden basıldı. Yetmiş bir kısım eklendi, ama daha önemlisi Joseph
Smith'in kendi öğretisinde yaptığı değişiklikleri desteklemek amacıyla
çeşitli bölümler çıkarıldı ya da değiştirildi.
En ünlü değişikliklerden biri ö ve A'nın
7. bölümündedir. Joseph, Elçi Yuhanna'nın yazdığını iddia ettiği
bir parşömen buldu. Bu parşömeni çevirdi. Buyruklar
Kitabında yer alan ilk
çevirinin 111 sözcüğü eksiktir. Bu eksiklik konusunda hiçbir açıklama
yapılmamıştır. Rab, Joseph'a kötü bir çevirmen olduğunu ilk kez
mi gösteriyordu? Joseph bu çevirinin Urim ve Tummim aracılığıyla
yapıldığını iddia etmişti. Acaba onlar bozuk muydu? Böyle kusurlu
bir çeviri, peygamberlik iddiasında bulunan bir kişiyi zor duruma
düşürmektedir. Mormonlar Joseph Smith'in esinlerine inandıklarını
söylerler, ama Rab'bin bu esinlerin hangi uyarlamasını onayladığını
hiç dile getirmemişlerdir.
1835'ten 1921'e
kadar ö ve A'nın tüm baskılarında 'İman Dersleri' vardı. Bunlar
Joseph Smith'in kendisi tarafından dikkatlice hazırlandı ve kahinler
tarafından 'öğretiye yararlı' görülerek 17 Ağustos 1835 tarihinde
kabul edildi. Ancak bunlar daha sonra peygamberin yazılı rızası
ya da Mormon topluluğunun herhangi bir açıklaması olmadan çıkarıldı.
Bu derslerin bazıları günümüzdeki Son Zaman Azizleri topluluğunu
utandırmaktadır. örneğın 'üçüncü Dersin' 15. ayetinde şöyle yazılıdır:
"Tanrı değişmez ve O'nda döneklik yoktur. Tanrı dün, bugün
ve sonsuza dek aynıdır." Bu sözler Mormonların, Tanrı'nın gelişim
gösterdiğine ve insanın yücelmiş bir biçimi olduğuna ilişkin günümüzdeki
öğretileriyle çelişmektedir.
ö ve A aynı zamanda
gerçekleşmemiş peygamberlikler içermektedir. Joseph 84. kısımda
Yeni Kudüs'ün Siyon'da (Missouri'de), kendi dönemlerinde kurulacağını
söyledi. Bu peygamberlik 1832 tarihinde verildi. 1833 yılının Aralık
ayında Smith, ö ve A'da şöyle yazdı: "Siyon yerinden alınmayacak."
Ancak Joseph'ın döneminde tapınak yapılmadığı gibi Siyon'da Yeni
Kudüs de kurulmadı.
Kutsal Kitap bize
peygamberleri sınamak için bir ölçü vermektedir. "Bir sözün
Rab'den olup olmadığını nasıl bilebiliriz?' diye düşünebilirsiniz.
Eğer bir peygamber Rab'bin adına konuşur ve konuştuğu söz yerine
gelmez ya da gerçekleşmezse, o söz Rab'den değildir. Peygamber saygısızca
konuşmuştur. Ondan korkmayın" (Tesniye 18:21-22). Mucizeler
yapan ve geleceği doğru bir şekilde
bildiren bir peygamber bile,
Tanrı'nın Sözünde açıklanan öğretişlere ters düşüyorsa reddedilmelidir(bkz.
Tesniye 13:1-5).
Paha Biçilmez
İnci : Paha Biçilmez
İnci, Joseph
Smith'in esinlerinden, çevirilerinden ve söylemlerinden seçmeler
içerir.27İlk kez 1851 yılında İngiltere'de basılmıştır.
Bu eserin, incelememiz için en çok önem taşıyan kısmı İbrahim'in
Kitabıdır. Ohio'da dört Mumya'dan ve bazı papirüslerden oluşan bir
sergi açıldığı zaman, Joseph ve izleyicileri bunları satın aldılar.
Joseph (bilginlerin o zaman anlamakta güçlük çektiği) hiyeroglifleri
çevirirken, bazı papirüslerin Mısır'da bulunan İbrahim tarafından
yazıldığını iddia etti.
Mormon tarihi
boyunca zencilerin kahin olmasına izin verilmemiştir. Bu yüzden
zenciler en yüce göğe yalnızca köle olarak girebileceklerini umuyorlardı.
Mormonlar bu uygulama için İbrahim'in Kitabının
1:26-27'sini temel olarak göstermektedirler. Ne var ki Son Zaman
Azizleri topluluğunun başkanı ve peygamberi 9 Haziran 1978 tarihinde,
zenciler de dahil olmak üzere tüm saygın insanların, artık kahinlik
düzeyine yükselebileceğine ilişkin bir bildiri yayınladı. Elçi LeGrand
Richards, bu esinin başlıca nedenini şöyle açıkladı: "Buna
neyin yol açtığını size anlatabilirim. Brezilya'da nüfusun öyle
büyük bir çoğunluğu zenci kanı taşıyor ki, zenci kanı taşımayan
önder bulmak çok zor. Orada yeni bir tapınak yaptık. Zenci kanı
taşıyan insanların çoğu tapınağa maddi katkıda bulundular. Eğer
bu ilkemizi değiştirmezsek, tapınağı kullanamazlar."28
Joseph Smith'in
çevirmen olarak doğruluğunu en iyi belirleyen kitap İbrahim'in Kitabıdır. Altın levhalar ve Elçi Yuhanna'nın parşömeni
incelenemez, çünkü bunlar bugün yok artık. Ancak 1871'deki Chicago
yangınında kaybolduğu düşünülen İbrahim'in
Kitabının papirüsü yeniden keşfedilmiş ve New York'taki
Metropolit Müzesi tarafından Mormon topluluğuna verilmiştir. Elçi
N. Eldon Tanner bu papirüsü, incelemesi için Mormonların arasındaki
en nitelikli Mısır tarih bilimcisi Nelson'a verir.29
İncelemenin sonucu
nedir? Papirüs, Mısırlıların ölüler kitabından alıntılar içermektedir.
İbrahimin Kitabı
diye sunulan eser, ölülere mezarın ötesinde yapacakları yolculuğa
ilişkin tavsiyeler sunan bir metinden ibarettir. Mısır tarih bilimcisi Nelson,
metnin bir kısmındaki 46 Mısır harfinin, 1.125 sözcüğe çevrildiğini
gördü. Metnin başka bir yerinde ise 'göl' ya da 'su havzası' anlamına
gelen bir sözcüğün 334 harften oluşan 76 sözcüğe çevrildiğini keşfetti.
'Bu' anlamına gelen başka bir sözcük, 334 harfe çevrilmişti...
Nelson, topluluğun
ihtiyarlarından biri olarak doğruyu söylemenin yararsızlığını gördükten
sonra 1975 yılında ailesiyle birlikte Son Zaman Azizleri topluluğundan
çekildi. İstifa mektubunda şöyle dedi: "Joseph Smith'in papirüs
belgelerindeki hiyeratik ve hiyeroglif Mısır metinlerini çevirdikten
sonra önde gelen üç Mısır bilimci, benim çevirimi destekleyen kendi
çevirilerini yayınlamışlardır. Bunlar İbrahim'in Kitabının sahteliğini fazlasıyla gözler önüne sermektedir. Yalanlar
öğreten bir dinsel kuruluşla birlikte olamayız."30
Mormonların Tanrı öğretişleri
Mormonların en
sorunlu öğretişleri Tanrı hakkındadır. Tanrı öğretisi hakkında Kutsal
Kitap'la Mormon Kitabı
arasında çelişkiler vardır. Aşağıdaki noktalara dikkat edin.
Mormonlar Tanrı'nın
fiziksel bir bedeni olduğunu öğretirler
Tanrı'nın ve tüm diğer varlıkların önceden sonsuz
birer zeka şeklinde var olduğuna inanırlar.31 Bu dünyanın
Tanrısı, göksel yerlerde başka bir Tanrıyla eşi tarafından yapılmış,
insan olarak dünyaya gelmiş, doğru bir yaşam sürmüş ve öldükten
sonra Tanrı olarak yerini almıştır. Bu yüzden Tanrı, yücelmiş ve
yetkinleşmiş bir insandır. Et ve kemikten oluşan bir kişidir. Somut
bedeninin içinde sonsuz bir ruh vardır.32
Mormon Kitabında Tanrı'nın fiziksel bir bedeni olduğuna dair
tek referans, O'nun parmağıdır. Ancak bu, Tanrı'nın bedeni olduğunu
kanıtlamak için yeterli bir neden olamazki. "Seni kanatlarının
altına alır, onların altına sığınırsın" (Mez.91:4) ayetine
bakarak Tanrı'nın kozmik bir tavuk olduğunu iddia edemeyiz.33 Mormon Kitabında Tanrı'ya "Büyük Ruh" denir (Alma
18:26-28); ama asla yücelmiş bir insan olduğundan söz edilmez.
Tanrı'nın et ve kemikten oluşan yücelmiş bir bedeni
olduğuna ilişkin Mormonların verdiği Kutsal Kitap ayetleri ilginçtir.
Sık sık şu tür deyişleri örnek gösterirler: "O günden bu yana
İsrail'de Musa gibi Rab'bin yüz yüze görüştüğü bir peygamber çıkmadı" (Tesniye 34:10).
"Yakınımda bir yer var" dedi, "Orada, kayanın üzerinde
dur. Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye
kadar elimle örteceğim. Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin.
Ama yüzüm görülmeyecek" (çık.33:21-23). Bu ayetler Mormonların,
İsa Mesih'ten söz ederken kullandıkları 'RAB' sözcüğünü içermektedir.
Mesih dünyaya gelmeden önce nasıl et ve kemikten bir bedene sahip
olabilirdi? Kutsal Kitap bu ve buna benzer metinleri Tanrı'nın bir
bedeni olduğunu göstermek için değil, O'nun bazı yönlerini benzetme
yoluyla dile getirmek için kullanmaktadır. Bu tür ayetler Tanrı'nın
yücelmiş bir insan olduğunu kanıtlamak için kullanılamaz. Bu iddiaları
dikkate alacak olursak, Kutsal Ruh'un da yücelmiş bir güvercin olduğuna
inanmamız gerekecektir (Bkz. Mat3:16). Elbette ne Tanrı yücelmiş
bir insan, ne de Kutsal Ruh yücelmiş bir güvercindir.
Mormonlar
Tanrı'nın insandan çıktığına ve insanın Tanrılaşabileceğine inanırlar
:"Tanrı'nın
bizim için planı, O'nun gibi Tanrı'lar olmamızdır," "Bizler
de göksel ana babalar olacağız ve tıpkı Tanrı gibi bizim de ruhsal
çocuklarımız olacak."34 Aşağıdaki şiir Mormon peygamberi Lorenzo
Snow tarafından 1919 yılında yayınlanmıştır. Aynı sonsuz gelişim
öğretisi Joseph Smith'in cenazesinde Brigham Young tarafından dile
getirilmiştir.
Şimdi insan nasılsa, Tanrı öyleydi;
Şimdi Tanrı nasılsa, insan öyle
olacak.
Tanrı oğlu, Tanrı olacak
Tanrısallık eksilmeyecek.35
Bu düşünceye göre
Tanrı'lar ve dünyalar sınırsızdır.
Ancak Mormon Kitabında,
Moroni 8:18 açıkça şöyle der: "Tanrı'nın
değişmediğini, sonsuzluktan
sonsuza dek aynı kaldığını biliyorum."
Mezmur 90:2'de, "öncesizlikten
sonsuzluğa dek Tanrı sensin"
der. Tanrı her zaman Tanrı'dır. Başka Tanrı olmamıştır ve olmayacaktır.
Tanrı, Yeşaya 43:10'da şöyle diyor: "Benden önce Tanrı
olmadı ve benden sonra olmayacak."
Kutsal Kitap'ta da Mormon
Kitabında da, Tanrı'nın,
eskiden baba bir Tanrı'sı olduğuna ve bizim de gelecekte Tanrı'lar
olacağımıza ilişkin herhangi bir şey yoktur.
Mormonlar
İsa'nın Kutsal Ruh aracılığıyla rahme düştüğünü kabul etmezler : Hepimizin (İsa
dahil olmak üzere) göksel Babamızın ve O'nun gökteki eşlerinden
birinin çocukları olduğumuzu öğretirler. İsa Mesih'in, Baba'nın
bakire Meryem'le cinsel ilişkide bulunması sonucunda dünyaya geldiğine
inanırlar. Brigham Young, Meryem'in Kutsal Ruh'un mucizesi aracılığıyla
gebe kalmadığını açıklamıştır.36 Ayrıca, "Kurtarıcı'nın doğumu, bizim çocuklarımızın
doğumları kadar doğaldır... Biz nasıl babamız sayesinde vücuda geldikse,
O da aynı şekilde vücuda gelmiştir" demiştir.37
Oysa bu konuda
Mormon Kitabında -Alma 7:10- şöyle der: 'İşte O (İsa),
bakire Meryem'den doğacak. Kutsal Ruh Meryem'in üzerine gölge salacak
ve O'nun gücüyle Meryem bakire kalacak... Matta 1:28'de şöyle yazılıdır:
"İsa Mesih'in doğumu da şöyle oldu: annesi Meryem, Yusuf'la
nişanlanmıştı. Ama evlenip birleşmelerinden önce Meryem'in Kutsal
Ruh 'tan gebe kaldığı anlaşıldı."
Mormonlar
üçlü Birliği reddederler : Baba'nın
(Elohim), Oğul'un (Yehova ya da RAB) ve Kutsal Ruh'un 'birbirinden
bedensel olarak ayrı üç birey olduğunu' öğretirler. Bu üç ayrı birey,
evrenin başkanlık konseyini oluşturmaktadır.38 Hepsi de birlikte işlev görürler, ama 'tek bir Tanrı' değil,
üç ayrı Tanrıdırlar. Kutsal Ruh'un (Tanrılığa ulaşabilmek için her
erkeğe gerekli olan) bedene sahip olmadan nasıl Tanrılığa ulaştığı
sorusuna hiçbir zaman tatminkar bir yanıt verilmemiştir. Elçi James
Talmage, "Tanrı'nın bedensel organlardan ve isteklerden oluştuğunu,
çünkü somut olmayan bir bedenin var olamayacağını" iddia etmektedir.
Buna rağmen Kutsal Ruh'un saf ruhtan oluşan bir Tanrı olduğu düşüncesini
kabul etmektedir.39
Mormon Kitabında, Alma 11:29'da Amulek, Zeezrom'un "Birden
çok Tanrı var mıdır?" sorusuna "Hayır" diyerek karşılık
verir. Amulek Tanrı'nın ruhuna ters düşen hiçbir şey söyleyemeyeceğini,
çünkü doğrudan doğruya 'Tanrı'nın meleğinden' bilgi aldığını
açıklar. Pavlus İncil'de şöyle
diyor: "Biliyoruz ki, put dünyada gerçekte var olmayan bir
şeydir ve birden fazla Tanrı yoktur. Yerde ya da gökte ilah diye adlandırılanlar varsa da -nitekim birçok
'ilahlar' ve 'rabler' vardır- bizim için tek bir Tanrı Baba vardır.
O her şeyin kaynağıdır ve biz O'nun için yaşıyoruz."
Mormonlar sayısız
Tanrı olduğunu söylemektedirler. Mormon Kitabının
başında yer alan 'üç Tanığın Tanıklığı' başlıklı yazıda "Tek
Tanrı olan Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'a Hürmetler" denilmektedir.
Mormon Kitabında, 2. Nefi 31:21 'de şöyle yazılıdır: "Bu
tek Tanrı olan Baba'nın, Oğul'un ve Kutsal Ruh'un tek ve gerçek
öğretisidir. Amin." Mormonlar bazen, bu birliğin yalnızca 'amaçta'
olduğunu söyleyerek itiraz ederler. Ancak Joseph Smith'in levhalarındaki
çeviri böyle dememektedir. 'Amaçta' sözü kullanılmamaktadır. Baba'nın,
Oğul'un ve Kutsal Ruh'un 'gerçekte' bir olduğu vurgulanmaktadır.
Mormonlar Tanrı'yla
ilgili öğretilerini Kutsal Kitap'tan ya da Mormon Kitabından
almazlar. öğretilerindeki en ciddi sapmaların kaynağı öğreti ve
Antlaşmalar ile Paha Biçilmez İnci adlı eserlerdir. Joseph Smith'in,
'Yeryüzündeki en kusursuz' kitap diye nitelediği Mormon
Kitabı, Mormonlukla çelişmektedir. Kutsal Kitap'la
Mormonluk arasında da aynı çelişki vardır.
Mormonları Düşündürmek
Mormon topluluğunun
gücü, Mormonların bağlılığından, genç misyonerlerin yarattığı olumlu
izlenimden ve Mormon toplumundaki sağlıklı aile yaşamından kaynaklanmaktadır.
Zayıf yönlerini görmek biraz zordur; ama elbette bu yönleri de vardır.
İman ve uygulama
konularında Kutsal Kitap'ı tek yetki olarak kabul eden insanlar,
Mormonluğun gerçek Hıristiyanlıkla uyuşmadığını söylerler. Ancak
Mormonlar, inançlarını sadece Kutsal Kitap'la sınırlı tutmamaktadırlar.
Bu yüzden, kendi yetki yapıları içinde yer alan bazı zorluklarla
yüzleşmeleri gerekmektedir. İncelediğimiz bazı çelişkilerin özeti
şunlardır:
1. Mormon ayetleri
köklü bir düzeltmeden geçmiştir. Oysa Mormon öğretişine göre bu
ayetler böyle bir düzeltmeye izin vermemektedir.
2. öğreti ve Antlaşmalar gibi eserlerdeki öğretişler,
Mormon Kitabındaki
öğretişlerle uyuşmamaktadır.
3. özellikle Joseph
Smith'in verdiği bazı peygamberlik sözleri yerine gelmemiştir.
4. Paha Biçilmez İnci'de yer alan İbrahim'in
Kitabı ile ilgili temel,
bilginler tarafından çürütülmüştür.
5. Joseph Smith
ilk görümüyle ilgili çelişkili öyküler anlatmıştır.
6. çağdaş arkeoloji,
Mormon Kitabındaki Lamanların ve Nefilerin öyküsüyle uyuşmamaktadır.
7. Mormon Kitabının Tanrı Sözü olduğuna ilişkin öznel duygular, iman etmek
için yeterli bir neden oluşturmamaktadır.
Bu bölümü okuyan
Mormonları teşvik etmek istiyorum. Gerçeği bulma konusunda ciddi
olduğunuzu biliyorum, yoksa buraya kadar okumazdınız. Daha da ilerlemeniz
için sizi gayrete getirmek isterim.
İmanınızın temeline
yeniden bakın. Bağlı olduğunuz ayetleri yeniden inceleyin. Mormonlukla
ilgili söylediklerimin doğru olup olmadığına bakın. Mümkünse Mormon
inancını derinlemesine inceleyen başka bir kitap okuyun.
Sonra da diğer
seçeneği -Kutsal Kitap'taki Tanrı'ya imanı-gözden geçirin. İncil'i
ve özellikle ilk dört kitapçığı okuyun. Kutsal Kitap'ta açıklanan
İsa'yı olduğu gibi tanımaya çalışın. Tanrı'nın sizi gerçeğe yönlendirmesi
için dua edin.
İsa şöyle demiştir:
"Eğer benim sözüme bağlı kalırsanız, gerçekten öğrencilerim
olursunuz. Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak"
(Yu.8:31-32). Bilmemiz ve bağlı olmamız gereken söz İsa'nın sözüdür.
|