Bu nedenle, Mesih İsa'ya ait olanlara karşı artık hiçbir mahkûmiyet yoktur. 2Çünkü yaşam veren Ruh'un yasası, Mesih İsa sayesinde beni
günahın ve ölümün yasasından özgür kıldı. 3Doğal
insan benliğinden ötürü güçsüz olan Kutsal Yasa'nın yapamadığını Tanrı
yaptı. Öz Oğlunu günahlı insan benzerliğinde günah için kurban olarak gönderip
günahı insan benliğinde yargıladı. 4Öyle ki, Yasa'nın
gereği, doğal benliğe göre değil, Ruh'a göre yaşayan bizlerde yerine gelsin.
5Doğal benliğe uyanlar benlikle ilgili işleri, Ruh'a uyanlar
ise Ruh'la ilgili işleri düşünürler. 6Benliğe dayanan
düşünce ölüm, Ruh'a dayanan düşünce ise yaşam ve esenliktir. 7Çünkü
benliğe dayanan düşünce Tanrı'ya düşmandır; Tanrı'nın Yasasına boyun eğmez,
eğemez de... 8Benliğin denetiminde olanlar Tanrı'yı hoşnut
edemezler. 9Ne var ki, Tanrı'nın Ruhu içinizde yaşıyorsa,
siz benliğin değil, Ruh'un denetimindesiniz. Ama bir kişide Mesih'in Ruhu yoksa, o
kişi Mesih'in değildir. 10Eğer Mesih içinizde ise,
bedeniniz günahtan ötürü ölü olmakla beraber, aklanmış olduğunuz için ruhunuz
diridir. 11Mesih İsa'yı
ölümden dirilten Tanrı'nın Ruhu içinizde yaşıyorsa, Mesih'i ölümden dirilten
Tanrı, içinizde yaşayan Ruhuyla ölümlü bedenlerinize de yaşam verecektir.
12Öyleyse kardeşlerim, borçluyuz ama, doğal benliğe göre
yaşamak için benliğe borçlu değiliz. 13Çünkü benliğe
göre yaşarsanız, öleceksiniz; ama bedenin kötü işlerini Ruh'la öldürürseniz,
yaşayacaksınız. 14Tanrı'nın Ruhuyla yönetilenlerin hepsi
Tanrı'nın oğullarıdır. 15Çünkü
sizi tekrar korkuya götüren kölelik ruhunu almadınız, oğulluk ruhunu aldınız. Bu
ruhla, «Abba, Baba!» diye sesleniriz. 16Ruh'un kendisi,
bizim ruhumuzla birlikte, Tanrı'nın çocukları olduğumuza tanıklık eder. 17Eğer Tanrı'nın çocuklarıysak, aynı zamanda mirasçıyız.
Mesih'le birlikte yüceltilmek üzere Mesih'le birlikte acı çekiyorsak, Tanrı'nın
mirasçılarıyız, Mesih'le ortak mirasçılarız.
18
Yargım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek olan yücelikle karşılaştırılmaya değmez. 19Yaratılış, Tanrı çocuklarının ortaya çıkmasını büyük özlemle bekliyor. 20-21Çünkü yaratılış amaçsızlığa teslim edilmiştir. Bu da yaratılışın isteğiyle değil, onu amaçsızlığa teslim eden Tanrı'nın isteğiyle oldu. Çünkü yaratılışın, yozlaşmaya olan köleliğinden kurtarılıp Tanrı çocuklarının yüce özgürlüğüne kavuşturulması ümidi vardı. 22Şimdiye dek bütün yaratılışın birlikte inleyip doğum ağrısı çektiğini biliriz. 23Yalnız yaratılış değil, biz de, evet Ruh'un turfandasına sahip olan bizler de evlatlığa alınmayı, yani bedenlerimizin kurtulmasını özlemle bekleyerek içimizden inleriz. 24Çünkü bu ümitle kurtulduk. Ama görülen ümit, ümit değildir. Gördüğü şeyi kim ümit eder? 25Ama henüz görmediğimize ümit bağlamışsak, sabırla bekleyebiliriz.26
Bunun gibi, Ruh da güçsüzlüğümüzde bize yardım eder. Nasıl dua etmemiz gerektiğini bilmeyiz, ama Ruh'un kendisi, sözle anlatılamayan iniltilerle bizim için aracılık eder. 27İnsanların yüreklerini araştıran Tanrı, Ruh'un düşüncesinin ne olduğunu bilir. Çünkü Ruh, Tanrı'nın isteğine göre kutsallar için aracılık eder. 28Tanrı'nın, kendisini sevenlerle, amacına göre çağrılmış olanlarla birlikte her durumda iyilik için etkin olduğunu biliriz.[g] 29Tanrı, önceden bildiği kişileri, Oğlunun benzerliğine dönüştürmek üzere önceden belirledi. Öyle ki, Oğul birçok kardeşler arasında ilk doğan olsun. 30Tanrı, önceden belirlediği kişileri çağırdı, çağırdığı kişileri akladı ve akladığı kişileri yüceltti.«Senin uğruna bütün gün öldürülüyoruz,
kasaplık koyunlar sayılmışız.»
37Ama bizi sevenin aracılığıyla bu durumların hepsinde galiplerden üstünüz. 38-39Eminim ki, ne ölüm, ne yaşam, ne melekler, ne yönetimler, ne şimdiki ne gelecek zaman, ne güçler, ne yükseklik, ne derinlik, ne de yaratılmış başka herhangi bir şey bizi Rabbimiz Mesih İsa'da olan Tanrı sevgisinden ayırmaya yetecektir.