İmanı güçlü olan bizler, kendimizi hoşnut etmeye değil, güçsüz olanların
zayıflıklarını yüklenmeye borçluyuz. 2Her birimiz,
komşusunu ruhça geliştirmek amacıyla, komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut
etsin. 3Nitekim Mesih bile
kendini hoşnut etmeye çalışmadı. Yazılmış olduğu gibi, «Seni aşağılayanların
aşağılamalarına ben uğradım.» 4Önceden ne yazıldıysa,
bize öğretmek için, sabırla ve Kutsal Yazıların verdiği cesaretle ümidimiz olsun
diye yazıldı. 5Sabır ve cesaret kaynağı olan Tanrı'nın,
sizleri Mesih İsa'nın isteğine uygun olarak aynı düşüncede birleştirmesini
dilerim. 6Öyle ki, Rabbimiz İsa Mesih'in Tanrısını ve
Babasını birlik içinde hep bir ağızdan yüceltesiniz.
7Bu nedenle, Mesih sizi kabul ettiği gibi, Tanrı'nın
yüceliği için siz de birbirinizi kabul edin. 8-9Çünkü diyorum ki Mesih,
Tanrı'nın güvenilir olduğunu göstermek için Yahudilerin hizmetkârı oldu. Öyle ki,
atalarımıza verilen sözler doğrulansın ve diğer uluslar Tanrı'yı merhameti için
yüceltsin. Nitekim şöyle yazılmıştır:
«Bunun için uluslar arasında seni öveceğim
ve senin adına ezgiler söyleyeceğim.»
«Ey uluslar, O'nun halkıyla birlikte sevinin!»
ve «Ey bütün uluslar, Rab'bi övün!
Bütün halklar, O'nu ululayın!»
12Yeşaya da şunu diyor:
«İşay'ın kökünden biri gelecek,
ulusların üzerinde egemenlik sürmek üzere yükselecek.
Uluslar O'na ümit bağlayacak.»
13Ümit kaynağı olan Tanrı, Kutsal Ruh'un gücüyle ümitle dolup taşmanız için iman yaşamınızda sizi tam bir sevinç ve esenlikle doldursun.
14
Size gelince, kardeşlerim, iyilikle dolu ve her bilgiyle donanmış olduğunuza ben kendim eminim. Ayrıca, birbirinize öğüt verebilecek durumdasınız. 15Ama Tanrı'nın bana bağışladığı lütufla bazı noktaları yine hatırlatmak için size yazma cesaretini gösterdim. 16Tanrı'nın lütfuyla ben, ulusların yararına Mesih İsa'nın hizmetkârı oldum. Tanrı'nın müjdesini bir kâhin sıfatıyla yaymaktayım. Öyle ki uluslar, Kutsal Ruh'la kutsal kılınarak Tanrı'yı hoşnut eden bir adak olsun.«O'ndan habersiz olanlar görecekler.
İşitmemiş olanlar anlayacaklar.»
22
İşte bu nedenle yanınıza gelmem çok kez engellenmiştir. 23-24Şimdiyse bu yörelerde artık bana yapacak bir şey kalmadığından, yıllardan beri de yanınıza gelmeyi arzuladığımdan, İspanya'ya giderken size uğrarım. Geçerken önce sizi görüp bir süre arkadaşlığınıza doymak, daha sonra tarafınızdan oraya uğurlanmak umudundayım. 25Ama şimdi kutsallara bir yardımı ulaştırmak için Kudüs'e gidiyorum. 26Çünkü Makedonya ve Ahaya'da bulunanlar, Kudüs'teki kutsallar arasında yoksul olanlar için yardım toplamayı uygun gördüler. 27Evet, uygun gördüler. Gerçekte onlara yardım borçludurlar. Uluslar, onların ruhsal bereketlerine ortak olduklarına göre, maddesel bereketlerle onlara hizmet etmeye borçludurlar. 28Böylece bu işi bitirdikten ve sağlanan yardımı onlara ulaştırdıktan sonra[k] size uğrayıp İspanya'ya gideceğim. 29Yanınıza geldiğimde, Mesih'in bereketinin doluluğuyla geleceğimi biliyorum.