1. Bölüm
2
Tanrı'nın ve Rab İsa Mesih'in kulu ben Yakup, dağılmış olan on iki
oymağa selam ederim.
Denenmek ve ayartılmak
2
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğiniz zaman, bunu
büyük sevinçle karşılayın. 3Çünkü bilirsiniz ki,
imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır. 4Dayanma
gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun ve yetkin kişiler olmanız için tam bir
etkinliğe erişsin.
5Sizden birinin bilgelikte eksiği varsa, herkese cömertçe,
azarlamadan veren Tanrı'dan istesin; Tanrı ona verecektir. 6Yalnız
hiç kuşku duymadan, imanla istesin. Çünkü kuşku duyan kişi rüzgârın sürükleyip
savurduğu deniz dalgasına benzer. 7-8Tüm
yaşamında böyle değişken, kararsız olan adam Rab'den bir şey alacağını ummasın.
9-10Düşkün
olan kardeş kendi yüksekliğiyle, zengin olan ise kendi düşkünlüğüyle övünsün.
Çünkü zengin adam bir kır çiçeği gibi solup gidecek. 11Güneş
yakıcı sıcağıyla doğar ve otu kurutur. Otun çiçeği düşer, görünüşünün
güzelliği yok olur. Zengin adam da aynı şekilde kendi uğraşları içinde
solacaktır.
12Ne mutlu denemeye dayanan kişiye! Denemeden başarıyla
çıktığı zaman, Rab'bin kendisini sevenlere vaat ettiği yaşam tacını alacaktır. 13Ayartılan kişi, «Tanrı beni ayartıyor» demesin. Çünkü
Tanrı kötülüklerle ayartılmadığı gibi, kendisi de kimseyi ayartmaz. 14Herkes, kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır. 15Sonra arzu gebe kalınca günah doğurur. Günah olgunlaşınca da
ölüm getirir.
16Sevgili kardeşlerim, aldanmayın! 17Her
nimet, her mükemmel armağan yukarıdan, kendisinde değişkenlik ya da döneklik
gölgesi olmayan Işıklar Babası'ndan[a]
gelir. 18O, yarattıklarının bir anlamda ilk meyveleri
olmamız için bizi, kendi isteği uyarınca, gerçeğin bildirisiyle yaşama kavuşturdu.
Dinlemek ve uygulamak
19
Sevgili kardeşlerim, şunu aklınızda tutun: herkes dinlemekte çabuk,
konuşmakta yavaş, öfkelenmekte de yavaş olsun. 20Çünkü
insanın öfkesi, Tanrı'nın istediği doğruluğu sağlamaz. 21Bunun
için her türlü pisliği ve her tarafa yayılmış olan kötülüğü üstünüzden
sıyırıp atarak, içinize ekilmiş ve canlarınızı kurtaracak güçte olan sözü
alçakgönüllülükle kabul edin.
22Tanrı sözünü yalnız duymakla kalarak kendinizi
aldatmayın, bu sözün uygulayıcıları da olun. 23Bir kimse
sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmazsa, aynada kendi doğal yüzüne bakan
adama benzer. 24Adam kendini görür, sonra gider ve nasıl
bir kişi olduğunu hemen unutur. 25Oysa mükemmel yasaya,
özgürlük yasasına yakından bakan ve ona bağlı kalan, unutkan dinleyici değil de
etkin uygulayıcı olan adam, yaptıklarıyla mutlu olacaktır.
26Kendini dindar sanıp da dilini dizginlemeyen kişi kendini
aldatır. Böylesinin dindarlığı boştur. 27Baba
Tanrı'nın gözünde temiz ve kusursuz olan dindarlık kişinin, öksüzlerle dulları
sıkıntılı durumlarında ziyaret etmesi ve kendini dünyanın lekelemesinden
korumasıdır.