Biliyoruz ki, içinde yaşadığımız bu dünyasal çadır[ç] yıkılırsa, göklerde Tanrı'nın bize
sağladığı bir konut, elle yapılmamış ve sonsuza dek kalacak evimiz vardır. 2Şimdiyse göksel evimizi giyinmeyi özleyerek inliyoruz. 3Onu giyinirsek çıplak kalmayız. 4Dünyasal
çadırda yaşayan bizler ağır bir yük altında inliyoruz. Asıl istediğimiz soyunmak
değil, giyinmektir. Öyle ki ölümlü olan, yaşam tarafından yutulsun. 5İşte bizi tam bu amaç için hazırlamış ve bize güvence olarak
Ruh'u vermiş olan Tanrı'dır.
6Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki,
bu bedende yaşadıkça Rab'den uzaktayız. 7Gözle görülene
değil, imana dayanarak yaşarız. 8Cesaretimiz vardır diyorum
ve bedenden uzakta, Rab'bin yanında olmayı yeğleriz. 9Bu
nedenle, ister bedende yaşayalım, ister bedenden uzak olalım, emelimiz Rab'bi hoşnut
etmektir. 10Çünkü bedende
yaşarken gerek iyi gerek kötü, yaptıklarımızın karşılığını almak için her
birimizin Mesih'in yargı kürsüsü önünde görünmesi gerekir.
11
Rab'den korkmanın ne demek olduğunu bildiğimiz için insanları ikna etmeye çalışıyoruz. Ne olduğumuzu Tanrı biliyor. Umarım siz de ne olduğumuzu vicdanınızda biliyorsunuz. 12Kendimizi tekrar size tavsiye etmeye çalışmıyoruz. Ama insanın yüreğiyle değil, dış görünüşüyle övünenlere bir cevabınız olsun diye size bizimle övünme fırsatını veriyoruz. 13Eğer kendimizde değilsek, bu Tanrı içindir. Eğer aklımız başımızdaysa, bu sizin içindir. 14Bizi zorlayan, Mesih'in sevgisidir. Yargımız şu ki, bir kişi herkesin uğruna öldü; öyleyse hepsi öldü. 15Evet, Mesih herkesin uğruna öldü. Öyle ki, yaşayanlar artık kendileri için değil, kendileri uğruna ölmüş ve dirilmiş olan Mesih için yaşasınlar.